disinformation

Seçimlerde yalan habere karşı ‘sağlıklı iletişim’ nasıl olmalı?

Seçim zamanları bilgi kirliliğinin had safhada olduğu karışık zamanlardır. Öyle ki doğru bilgi ile yanlış bilgi birbirine karışabilir, insanlar ilk bakışta akla hayale sığmayacak haberlere inanabilirler. Peki böyle zamanlarda yanlış haberlere dair iletişimimiz nasıl olmalı, etrafımızdakilerle bu meseleyi nasıl konuşmalıyız?

Amerikalı wired.com’un haberine göre aslında farklı fikirlere sahip olduğumuz ve yanlış yönlendirildiğini düşündüğümüz arkadaşlarla ve aile fertleriyle bu konuda sağlıklı iletişim kurmak mümkün. Amerika seçimlerini baz alan habere göre seçimlerin başlamasıyla konvansiyonel medyada ve sosyal medyada çok ciddi bilgi kirliliği yaşandı. Kimi insanlar yalan haberlere doğrudan inanırken kimileri doğrudan reddetti. Bir de arada kalan “ateş olmayan yerden de duman çıkmaz”cılar var.

Tabii ki bu sorun bireysel bazda bir sorun değil; bu, yalan haberin bilerek ve istenerek körüklendirildiği bir sistem sorunu. Fakat bu haberlere inananlar; aile gruplarında ve diğer sosyal medya ağlarında bunları paylaşıp yayanlar; bu bilgilere inananlar da yine münferit bireyler. Bizim de iletişim kurabileceklerimiz yine onlar.

HERKESİ AYNI ÇİZGİDE BULUŞTURMAK MÜMKÜN MÜ?

Her seçmeni aynı çizgide buluşturmak elbette ki mümkün değil. Bu bir amaç da olmamalı. Fakat yapılabilecek olan şey en azından yalan habere karşı insanların bilinçlenmesi için adımlar atmak ve kırmadan-dökmeden mümkün olabildiğince bu olayın aciliyetine ve ehemmiyetine gözlerini açmak.

NE YAPILABİLİR ?

Wired’ın haberi Amerika özelinde yazılmış olsa da dünya çapında seçmenlerin faydalanabileceği bilgiler içeriyor. En öncelikli ve belki de en önemli şey insanları ötekileştirmemek. Kutuplaşma başlıbaşına yalan haberin yayılabileceği ortamı yaratıyor ve insanların yalnızca kendilerine servis edilen haberleri sorgusuzca kabul edip diğer cephelere kulağını tıkamasına sebep oluyor. İnsanlar doğru haberleri görmüyor değil. Fakat kişiler bir (ya da birden fazla) sebepten dolayı ona değil, kurgulanmış “gerçeğe” inanmayı tercih ediyor. Bu durumda insanları cahillikle ya da medya-okur yazarı olamamakla suçlamak onları ancak daha da yalnızlaştırıyor. Dahası, seçimlerin her cephesi seçmeni için rasyonel veriler sunuyor. Doğru ya da yanlış, akla dayalı çıkarımlar insanları kendisine çekiyor

RDM Projesi: Dezenformasyonla eğitimi kullanarak mücadele ediyorlar

 

YALAN HABER KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRME 

Yalan haberle karşılaşıldığında kullanılabilecek stratejilerinden biri de salt haber yalanlamaktan ziyade insanlara çevrimiçi bilgiye dayalı örgütsel dinamiklerin nasıl çalıştığını anlatmak olabilir. İnsanlar bu konuda bilgilendiklerinde bir haber kendilerine ulaştığında da ona inanacaklarında da bir kere daha düşünebilirler.

SORGULAYICI BİR TAVIR TAKINMAYIN 

Bir başka strateji ise açıklayıcı anlatılarda bulunmak. Yalan haber de dahil her haber özünde bir anlatıdır. Yalan haberin anlatısının üstesinden bir başka anlatı alt edebilir. “X partisinin başkanı Y konusunda yalan söylüyor.” şeklinde doğrudan ifadelerdense o iddianın tarihçesini ve dolayısıyla da o iddianın altında yatan nedenleri anlatabilirsiniz. Örnek vermek gerekirse, ABD Başkanı Donald Trump’ın oyların çalındığı iddiasının neden seçimleri kaybedeceğini anladığında ortaya attığını ve neden daha öncesinde ileri sürmediğini onu destekleyecek seçmene sorabilirsiniz.

Böyle bir yeni anlatı körü körüne o başkana bağlı kişiyi yolundan çevirmez fakat kararsız seçmenlerin bilinçlenmesini sağlayabilir.

Yanlış yönlendirici anlatıya karşı bir başka yöntem de anlatının tutarsızlıklarını sorgulamak olabilir. Mesela oy çalma gibi bir iddianın mahkemelere götürülmediği durumlarda neden böyle bir şeyin yapılmadığı, ya da oy çalanların neden genel anlamda başarılı olamadığı sorgulanabilir.

EMPATİ YAPTIRIN 

Belki apayrı bir strateji sayılmaz ama diğer stratejilere destek olan bu adım kendinizi insanlara anlatmaya çalışmak olabilir. Sizin neden belirli bir habere inandığınızı ya da başka bir haberi neden reddettiğinizi insanlara düşündürebilirsiniz. Sizin medya tarafından beyninizin yıkandığını iddia ettiklerinde aynısının kendileri için neden geçerli olmayacağını sorabilirsiniz.

ANAHTAR KELİME: SÜKÛNET 

Ailemizle ve arkadaşlarımızla bütün bu tartışmaları yaparken unutmamamız gereken bir strateji varsa o da sükunettir. Agresiflikle, bağırıp çağırmakla hiçbir mesajı iletemeyiz. Dahası mesajı belki de zaten hiçbir zaman hiçbir şekilde de iletemeyebiliriz. Karşı taraf yeni bir fikre kapalıysa onu açmak tek bir tartışmadan fazlasını gerektirecek ve belki de hiçbir zaman bu gerçekleşmeyecektir.

Öncelikle birbirimizi anlayalım. Büyük bir sistematik problem bir-iki kişi ile çözülmez ama bir-iki kişinin koca dünyasını değiştirebilmek için önce o dünyaya da girmek gerekebilir. Bu da esasen basit bir-iki strateji ile sağlanabilir.

 

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

Hiçbir haberi kaçırmayın!

E-Bültenimiz ile gelişmelerden haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: