disinformation

Şifrelenmiş mesajlardaki meta veriler dezenformasyonu önlemede etkili olabilir

Şifrelenmiş mesajlardaki meta veriler dezenformasyonu önlemede etkili olabilirMeta veri kısaca veri hakkında veri olarak özetlenebilecek bir bilgi türü. Peki meta verilerin meta verilerinin paylaşılması mümkün mü? Konuyla ilgili olarak wired.com’da bir yazı kaleme alan Wafa Ben-Hassine ve Anamitra Deb sorunun cevabının evet olduğunu düşünüyor ve ekliyor: “Meta verilerin meta verilerini” paylaşmak, güvenlik arka kapılarına izin vermeden dezenformasyon ile mücadele noktasında büyük önem taşıyor. 

Signal ve WhatsApp gibi gerçek zamanlı, şifreli sohbet uygulamaları ve dünya çapında beş kişiden ikisi tarafından kullanılan Telegram, WeChat ve Messenger gibi mesajlaşma uygulamaları gizliliğin korunmasına yardımcı oluyor ve sosyal çevremizle organize olma, özgürce konuşma ve yakın temas kurma hakkımızı kullanmamızı sağlıyor.

DEZENFORMASYON VE NEFRET SÖYLEMİ İÇİN 

Şifreli uygulamalar, grup bağlantılarının yanı sıra kişiden kişiye iletişim noktasında kolaylık ve hız sağlamaya yönelik olarak geliştiriliyor. Ne var ki aynı uygulamalar, küfürlü içerik ve yasadışı işler ile dezenformasyonu ve nefret söylemini, sahteciliği ve dolandırıcılıkları körükleme noktasında da kullanılıyor. 

2018’in başlarında, bu özelliklerin Hindistan ve Endonezya’da yaşanan düzinelerce ölümün yanı sıra Nijerya ve Brezilya’daki seçimlerde oynadığı rolü araştıran bir rapor yayımlandı. Kullanıcıların doğru olup olmadığını kontrol etmeden gelen mesajı başkalarına gönderme işgüzarlığı, dezenformasyonun hızlı, gizli ve geniş ölçekte yayılabileceği anlamına geliyor.

Bazı uygulamalar aşırı derecede büyük gruplara (200 bin kişiye kadar) izin verebiliyor ya da organize şifreli propaganda cihazlarına ev sahipliği yapıyor. Ve bazı platformlar da kar odaklı davranmak suretiyle kullanıcılarının müşteri verilerini kullanmalarına olanak sağlıyor ve bu da sonuçta gizliliğe zarar veriyor. 

Bu uygulamaların yol açtığı zararlara tepki olarak, bazı devletler platformları arka kapıları uygulamaya veya istemci tarafında otomatik mesaj taramaları kullanmaya davet etti. Arka kapı, bilgisayar sistemlerinin normal güvenliğini veya şifrelemesini es geçen ve böylece bilgisayar sisteminin yetkisiz erişim ve işlemlere açık hale gelmesine yol açan bir yöntem. Ancak bu tür çözümler bireylerin temel özgürlüklerine zarar veriyor ve kullanıcıları daha büyük bir risk altına sokuyor.

Stanford Üniversitesi’nden Riana Pfefferkorn tarafından gerçekleştirilen son araştırmaların da gösterdiği gibi, ihlale sebep olan bu önlemler ve içeriğe erişime bağlı diğer geleneksel denetleme çözümleri, çevrimiçi istismarla mücadelede nadiren etkili.

ŞİFRELİ MESAJLARIN SUİSTİMAL EDİLMESİNİ ÖNLEMENİN YOLU ARKA KAPILAR DEĞİL

Araştırmaya göre şifreli mesajlaşmanın rakipler tarafından kullanılması ve suiistimal edilmesini önlemenin yolu arka kapılar değil, ürün tasarımında yapılacak değişiklikler. Halihazırda, araştırmacılar ve hukukçular mesajları yönlendirmeye getirilecek sınırları, daha iyi etiketleme ve grup boyutlarının azaltılması gibi değişikliklerin sorunlu içeriğin, örgütlü propagandanın ve suç davranışının yayılmasını ve şiddetini nasıl önemli ölçüde azaltabileceğini analiz etmiş durumda. Ancak, bu tür çalışmalar geçici çözümler kullanılarak yapılıyor. Platformlardan gelen iyi veri kümeleri olmadan, bu tür değişikliklerin gerçek dünyadaki etkinliğinin denetlenmesi zor.

Aslına bakacak olursak platformlar çok daha fazlasını yapabilir. Bu tür önemli ürün değişikliklerinin daha etkili olabilmesi için “meta verilerin meta verilerini” araştırmacılarla paylaşmaları gerekiyor. Bu, bir platformun kaç kullanıcısı olduğunu, hesapların nerede ve ne zaman oluşturulduğunu, bilgilerin nasıl yayıldığını, hangi tür iletilerin en hızlı yayıldığını, hangi iletilerin yaygın şekilde ihbar edildiğini ve kullanıcıların nasıl (ve ne zaman) atıldığını gösteren toplu veri kümelerini içerir.

Esasında, bunlar “meta veriler” olarak adlandırılan, normalde belirli bir birey hakkındaki bilgileri ifade eden ve adı, e-posta adresi, cep telefonu numarası, yakın kişiler ve hatta ödeme bilgileri gibi kullanıcılar için çok kişisel olabilen bilgiler değil. Bu tür kişisel meta verilerin gizliliğini korumak önemli, bu nedenle Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi, haklı olarak bir kullanıcının meta verilerinin çevrimiçi alanda yayımlandığında gizlilik hakkı kapsamında olduğu görüşünde.

“PLATFORMLARIN ELİNDE ÇOK DEĞERLİ BİLGİLER OLDUĞU KESİN”

Neyse ki, zararları ciddi şekilde ele almaya başlamak için bu seviyede veri türüne ihtiyacımız yok. Bunun yerine, şirketler öncelikle topladıkları meta verilerin niteliği ve kapsamı, bu verileri kiminle paylaştıkları ve ürün tasarımını ve gelir modeli seçimlerini etkilemek için nasıl analiz ettikleri konusunda araştırmacılara ve düzenleyicilere açık olmalı. Pek çok özel mesajlaşma platformunun, yeni ürün özelliklerini nasıl tasarladıkları ya da yatırımcıları ve reklam verenleri cezbederken yararlı olan muazzam bilgiler içeren bilgi hazineleri topladığını kesin olarak biliyoruz.

Elde ettikleri toplu, anonimleştirilmiş veriler, şifreleme ve gizlilikten ödün vermeden, platformlar ve araştırmacılar tarafından önemli bilgilere ışık tutmak için kullanılabilir. Bu tür toplu meta veriler, daha iyi özellikler ve tasarım seçenekleriyle güvenlik iyileştirmelerine yol açabilir.

Facebook, dezenformasyon araştırmacılarını yanlış yönlendirmiş

Şu anda olduğu gibi, platformlar gönüllü olarak araştırmacılarla ve sivil toplumla güven oluşturacak şekilde paylaşma yönünde kararlılık göstermedi. Bu mesajlaşma hizmetlerini sunan çoğu şirket, pazar büyüklüğü veya yeni hesap oluşturma ile ilgili temel bilgileri bile paylaşmıyor. Örneğin, Facebook / WhatsApp, yönlendirme sınırlarının ve etiketlemenin dezenformasyonun viralitesini önemli ölçüde azalttığı bilgisini paylaşsa da o zamanlar dezenformasyon oranlarının keskin bir şekilde arttığını öne süren daha nüanslı iç analizleri paylaşmayı reddetti. Bu tür analizleri daha önceden herkese açık olarak paylaşmış olsaydı, WhatsApp’ın şeffaflık ve etkili çözümler konusundaki sicilini iyileştirmiş ve aynı zamanda diğer oyuncuları da benzer tasarım özelliklerini uygulamaya teşvik etmiş olacaktı.

META VERİLERİN META VERİLERİNİ ARAŞTIRMA ŞİRKETLERİ İLE PAYLAŞMAK FAYDALI OLABİLİR

Günümüzde yalnızca birkaç etkili teknoloji şirketinin elinde bulunan bu gücü, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, araştırmacılar, düzenleyiciler ve yatırımcılar da dahil olmak üzere daha geniş bir paydaş grubuna dağıtmak, toplumun sorunları daha derin bir düzeyde inceleyebilmesinin ve daha uygulanabilir çözümlere yol açabilmesinin tek yolu. Şeffaflık isteyerek ve daha iyi tasarım özelliklerine öncelik vererek, tüm platformları daha güvenilir hale getirmeye yardımcı olacak uygulamalar oluşturabiliriz.

Gizlilik ve güvenlik arasında seçim yapmak zorunda değiliz. Şirketler güvenlik önlemleri ve şeffaflığı büyüme ile çelişkili görüyorlar, ancak bu yanlış bir ikilem. Bu şirketler güçlü bir iradeye sahip olsaydı, kritik bilgileri dış paydaşlarla paylaşmakla başlayarak platformları hem daha güvenli hem de daha güvenilir hale getirmenin bir yolunu bulabilirlerdi.

Hiçbir haberi kaçırmayın!

E-Bültenimiz ile gelişmelerden haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: