disinformation

Pandemi bir gün bitecek, peki ya komplo teorileri?

Tam zamanını bilemesek de Kovid-19 salgınının bir gün sona ereceğini biliyoruz. Bildiğimiz bir şey daha varsa, o da o gün geldiğinde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı.

Salgın tüm dünyada maddi-manevi birçok kalıcı hasara sebep oldu ve olmaya devam ediyor. Verdiği zararlardan biri de komplo teorilerine itibar eden kesimin giderek ağırlık kazanması. Virüsün ortaya çıkmasından, yayılmasına ve tedavi sürecine en nihayetinde de aşı çalışmalarına kadar salgının hemen her aşaması komplo teorilerinden nasibini alıyor. Bu da gündelik hayatlarımızdaki her türlü alışkanlıklarımıza yansıyor. En çok da sohbetlerimize, gündelik konuşmalarımıza… Farkında olmasak da bu süreç yeni bir dilin oluşmasına sebep oldu ve artık her birimiz bu yeni dile ayak uydurmak zorundayız. Niemanlab.org sitesinde Ben Collins imzasıyla yayınlanan bir yazı tam da bu konuya değiniyor. Hemen her gün karşılaştığımız komplo teorisyenleri ile nasıl bir dil üzerinden iletişime geçmek gerekiyor? 

60 YAŞINDAKİ ÇANTACI NASIL KOMPLO AĞININ PARÇASI OLDU?

Collins yazıya çok çarpıcı bir örnekle başlıyor. Bahsettiği kişi Ruby Freeman adında kendi halinde bir Amerikalı. Tabii ki QAnon topluluğu yüzünden başına gelenlerden önce… QAnon, ABD Başkanı Donald Trump’ın, çok güçlü politik bağları bulunan elit bir kesimin oluşturduğu ve pedofili ağlarıyla ilişkili gizli bir örgütle mücadele ettiğini ileri süren komplo teorisi topluluğu. Ruby Freeman’in bu topluluğun hedefi haline nasıl gelebildiği konusu ise çok da şaşırtıcı değil. Zira komplo teorilerinin inanılmaz hızla yayıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gerçekte Freeman, bir alışveriş merkezinin ortasında bayan aksesuarları, cüzdan vs. satan büfelerden birini işletiyor. Ayrıca geçen ay Georgia eyaletinde oy pusulalarının sayılması işinde görev almış biri. 60 yaşındaki Freeman’in küçük işletmesinin adı “Lady Ruby’s Unique Treasures”. Fakat dükkanın Instagram hesabına girince çantalar ve cüzdanlar hakkındaki yorumlardan ziyade Freeman’e yapılan hakaretlere şahit oluyorsunuz. Zira 4chan ve diğer aşırı sağcı bloglarda, kendisi hakkında ‘Cumhuriyetçi oyları bizzat çalan kişi’ olarak bahsediliyor. Oyları nasıl çaldığı bilgisi net değil. Ancak QAnon topluluğunun emin olduğu şey, alışveriş merkezinde çanta satan 60 yaşındaki kadının küresel bir komplo ağının bir parçası olduğu.  

 

Youtube, Covid-19 aşısına dair komplo teorilerini yasaklıyor

KOMPLO TEORİSTLERİNİ İKNA ETMEK MÜMKÜN MÜ?

Komplo teorisyenlerinin birçoğu gibi Ruby olayına inananları da aksine ikna etmek hiç kolay bir şey değil. Ruby de bu durumda yapılacak olan tek şeyi yapmış ve kendisini bütün sosyal ağlardan çekmiş. Peki bu insanlar her geçen gün hayatımızda daha yoğun bir biçimde yer alacağına göre ortak bir iletişim dili kurmak gerekmiyor mu? Her ne kadar imkansız görünse de Collins “Bunun bir yolu olmalı!” diyerek sorunun cevabının peşine düşüyor. Nitekim er ya da geç normal hayata dönecek ve sosyalleşmeye kaldığımız yerden devam edeceğiz. Collins’in kaleme aldığı yazıda dile getirdiği üzere “Kovid salgınından önce çocuğunuzun antrenmanı sırasında NBA muhabbeti yaptığınız diğer bir babanın salgın sonrasında içinde bol bol ‘küresel güçler’, ‘lobiler’ ‘siyasi aktörler’ gibi kelimelerin geçtiği sohbet konuları açtığına şahit olmanız oldukça mümkün. Ya da pandemiden önce gittiğiniz restoranda salgın sonrası dostlarınızla gerçekleştirdiğiniz ilk buluşmada annenizin aşı yaptırdığını söylemeniz üzerine masadaki altı kişiden bir veya ikisinin, hatta üçünün “Peki ya çipten endişelenmiyor musun?” sorusuna muhatap kalmanız da çok olası. Büyük ihtimalle ‘Facebookta her yazanın doğru olmayabileceği” gibi oldukça makul görünen savunmanız geri püskürtülecek. Çok güvenilir ve politik olmayan bir yakını ya da takip ettiği bir Instagram influencer’inden duyduklarını belirterek asıl onlar sizi ikna etmeye çalışacak. 

Komplo teorisi topluluğu QAnon, salgın döneminde de zihinleri bulandırıyor

PSİKOLOGLARA VE TEKNOLOJİ UZMANLARINA KULAK VERİLMELİ

Yeri gelecek çok kızacak, bu komplo teorilerinin altında antisemitik yaklaşım olduğunu anlatmaya çalışacaksınız. Fakat ne fayda? Aklına, sezgilerine çok güvendiğiniz arkadaşlarınızın bile benzer şeyleri dile getirdiği fark ettiğinizde olayın vahametini anlayacaksınız. Kötü niyetli birileri iyi niyetli birilerini kullanarak, oldukça zararsız sosyal medya gruplarına sızarak ve teorilerini yayarak bu dev komplo değirmenine su taşıyor. Olan da Ruby Freeman gibi sıradan vatandaşlara oluyor. 

Peki çözüm ne? Collins’e göre sosyal ağların bu umutsuzluğu ve bilinmeyene yönelik korkuyu nasıl beslediğini açıklayabilecek psikologlara, eskiden bu tür komplolara inanıp şimdilerde kendini bu bataktan kurtaran kişilere ve teknoloji uzmanlarına kulak vermek gerekiyor. Ve elbette bu küresel komplo teorilerinin dünya tarihinin en karanlık, en kanlı soykırımlarına nasıl yol açtığını açıklamaları için tarihçilere ihtiyaç var. Collins özetle “2020 yılında içine düştüğümüz buhrandan çıkmanın tek yolu bu idi. Bu yüzden bu komplolara inanları suçlamayıp yolculuklarını ciddiye almak gerekiyor.” 

 

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: