Artık hükümetler de IoT hackleyebilecek

Bir grup eski İsrail askeri uzmanı teröristlerle ve ulusal güvenliği tehdit eden diğer unsurlarla mücadele ederken ekstra kabiliyet ihtiyacı hisseden hükümetler için bir hackleme noktası inşa etti. Tel Aviv merkezli TOKA, müşterilerinin ihtiyaç duyduğu her türlü cihaz için casusluk araçları tedarik edeceklerini açıkladı. Ancak şirketin Apple iPhone gibi araçları hacklemeye çalışırken ‘şeylerin interneti’ olarak adlandırılan IoT’a özel olarak odaklanması mahremiyet endişesi yaratıyor.

12,5 milyon dolarlık etkileyici bir kaynağa sahip olan ve eski İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın kurucu ortağı olduğu TOKA, IoT’un getirdiği pazar fırsatlarından faydalanmayı umuyor. İstihbarat ajansları ve askeri birimler için olsa bile…

Dünya üzerindeki IoT cihazlarının sayısının bu yılın sonunda 35 milyara ulaşması bekleniyor.

TOKA’nın başında İsrail Savunma Güçleri Siber Personelinin eski başkanı Tuğgeneral Yaron Rosen bulunuyor. Rosen, Forbes’a yaptığı açıklamada IoT atılımının gerçek dünyada nasıl çalıştığına dair şu örneği veriyor: “Bir teröristin kapalı bir alanda bir grup insanı rehin aldığını hayal edin. SWAT ekibi yaklaşırken istihbarat ajanları, rehinelerin bulunduğu alana baskın yapmak yerine duvarın ardından görsel ve işitsel kazanımlar elde etmek için içerideki bağlı cihazları hackleyebilir.”

İlgili haber>> IoT güvenlik harcamaları 2023’te 6 milyar dolara ulaşacak

Şirket şimdilik Amazon Echo gibi spesifik cihazlar üzerinde uzmanlaşıp uzmanlaşmayacağı konusuna netlik kazandırmış değil. Bunun yerine müşteriden gelecek taleplere göre yol belirleyeceği düşünülüyor.

TOKA ayrıca dijital güvenliğe bütünsel bir yaklaşım için siber tasarımcı hizmetleri sunacak. Barak ile birlikte şirketin kurucularından olan Rosen şu ifadeyi kullanıyor: “Bunun ‘siber kapasite geliştirme’ şirketi olarak yeni bir kategori olacağına inanıyoruz”

Ancak TOKA’nın iyimserliği profesyonel hackleme araçlarının yükselişine yönelik endişeleri bertaraf etmeyeceğe benziyor.

Yasal dinleme pazarı olarak bilinen TOKA’nın gözetleme endüstrisi sık sık insan hakları aktivistlerinin öfkesine hedef oluyor. Bir diğer İsrailli gözetleme şirketi olan NSO Group’un adı daha önce bir casusluk skandalına karışmıştı. Skandal Meksika’da gazeteciler, avukatlar ve aktivistlerinin akıllı telefonlarının şirketin casus yazılımının hedefinde olduğunun ortaya çıkmasıyla patlak vermişti. NSO iddiaları ne kabul ne de reddetmiş ancak araçlarının bir şekilde suistimal edilme ihtimaline ilişkin endişelerini dile getirmişti.

Toronto Üniversitesi Siber Güvenlik Araştırmacısı John Scott Railton, geçmişte gözetleme pazarındaki şirketlerin insan hakları konusunda sicili bozuk hükümetlerin eline düştüklerinde casusluk araçlarının kontrolü sözkonusu olduğunda sorumluluk almadığını ifade ediyor.

Scott – Railton ayrıca ironik bir duruma dikkat çekiyor: “Yatırımcılar bir yandan siber saldırılarla mücadele eden şirketlere bir yandan da kar için hackleme faaliyetlerinde bulunan start-up’lara yatırım yapıyor. Yatırımlardan biri müşterilerini korumak için zafiyetleri belirlemeye çalışırken diğeri aynı zafiyetleri silaha dönüştürmeye çalışıyor. “

Bununla birlikte Rosen, şirketin ürünlerinin suistimal edilemeyeceğini temin etmek için önlemler alacağını özellikle vurguluyor. TOKA’nın bir etik komitesi kurma aşamasında olduğunu belirten Rosen, Rusya, Çin ve diğer düşman ülkelerin hiçbir zaman müşterileri olmayacağını ifade ediyor.

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

[mailpoet_form id=”1″]

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.