Huawei’nin Kızıl Elması: Android programlarını çalıştıracak bir yazılım

Yedi yıl önce Çin’in Shenzhen şehrindeki göl manzaralı bir villada, Huawei’nin üst yöneticilerinden oluşan küçük bir grup, şirketin kurucusu Ren Zhengfei’nin liderliğinde günler süren gizli bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının amacı, Huawei’nin Google’ın Android akıllı telefon işletim sisteminin (OS) –ki bu kendi telefon cihazlarında kullandığı yazılım-yükselişine nasıl cevap vermesi gerektiğine dair beyin fırtınası yapmaktı.

Altta yatan endişe, Android işletim sistemine bağımlı olmanın şirketi gelecekte yaşanabilecek bir ABD yasağına karşı savunmasız bırakabileceği düşüncesiydi.

Konuya aşina olan ve kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir takım kişilere göre, bu grup Çinli şirketin Android’e alternatif olarak özel bir işletim sistemi kurması gerektiği konusunda anlaştı.

Aynı kaynaklar, bu buluşmanın daha sonra  ‘göl kenarı toplantıları’ olarak adlandırıldığını ve toplantıya ilişkin belgelere erişimin yüksek ölçüde kısıtlandığını açıklamışlardı.

YAZILIM ÇALIŞMASI GİZLİ OLARAK BAŞLADI

Görüşmeler ve üst yönetimden yapılan yönlendirmelerin ardından, Huawei’nin üç eş başkanından biri olan Eric Xu Zhijun’in de dahil olduğu üst yönetim tarafından idare edilen uzman bir OS ekibi kuruldu ve ekip sıkı gizlilik koşulları altında bir işletim sistemi üzerinde çalışmaya başladı.

Ekip çalışmalarını oldukça gizli bir ortamda gerçekleştirdi. OS ekibi için Huawei’nin merkezinde kapısında korumaların durduğu özel bir bölge oluşturuldu. Sadece işletim sistemi ekibi personelinin özel kartları ile içeri girilmesine izin veriliyor ve kişisel cep telefonlarının içeri sokulmasına müsaade edilmiyordu.

OS projesi, şirketin inovasyon, araştırma, teknoloji geliştirme kuvvetleri olan ‘Huawei 2012 Laboratuvarları’nın önemli bir parçası haline geldi.

Huawei uzmanları ve araştırmacılarını içeren laboratuvar, en yeni inovasyonu teşvik etmeyi amaçlıyordu. OS projesi dahil laboratuvardan çıkan birçok ürün ve hizmet kamuoyu tarafından henüz bilinmiyordu.

Tabii 2012’den bu yana çok şey değişti. Akıllı telefon pazarına sınırlı bir uluslararası marka grubunun hükmettiği ve Huawei’in küresel pazarın yüzde 5’inden daha az pay sahibi olduğu zamanlar geride kaldı.

Şimdilerde dünyanın en büyük ikinci akıllı telefonu tedarikçisi olan Huawei, Uluslararası Veri Kuruluşu IDC’nin verilerine göre 2018’de toplam 206 milyon akıllı telefon tedarik etti ve bu rakamın neredeyse yarısı yurtdışı pazarlara gitti.

Bir Huawei sözcüsü www.scmp.com’a e-posta ile yaptığı açıklamada şu sözleri kullandı: “Ortaklarımızın işletim sistemlerine desteğimiz tam, onları kullanmayı seviyoruz ve müşterilerimiz de onları kullanmayı seviyorlar. Android ve Windows her zaman bizim birinci alternatifimiz olarak kalmaya devam edecek; bu arada müşterilerimizin çıkarlarını korumak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. ”

İLK İŞARETİ FİŞEĞİ, MART’TA ATILDI

Huawei’nin özel işletim sistemine sahip olacağı yönündeki tartışmalar, bu yıl Mart ayında, Huawei’nin mobil şefi Richard Yu Chengdong’un, bir Alman basın kuruluşuna,  şirketin ABD tarafından sağlanan mevcut sistemlerin kullanılamaması halinde devreye sokulabilecek, hem akıllı telefonlar hem de bilgisayarlar için kendi işletim sistemlerini geliştirdiğini söylemesi ile gündeme geldi.

Yu’nun bu açıklaması ABD’nin Huawei’ye baskıyı artırmaya başlamasından sonra geldi. ABD, Huawei’nin küresel 5G ağ dağıtımlarına katılımından dolayı müttefiklerine Çin şirketinin ekipmanının ulusal güvenlik riski taşıdığı konusunda uyarıyordu.

Dünyanın en büyük telekomünikasyon ağı ekipmanı tedarikçisi, şu anda ticari sırları çalmak, ekonomik yaptırımları ihlal etmek ve İran ile ticari işlemlerini gayri resmi bir iştirak aracılığıyla gizlemek dahil olmak üzere ABD’nin bir dizi suçlamasıyla karşı karşıya.

Huawei, ise delil yetersizliğini öne sürerek ABD’nin ortaya attığı iddiaları kesin bir dille reddediyor. Huawei’nin kendine ait işletim sistemi meselesi, mayıs ortasında ABD hükümetinin Huawei ve iştiraklerini kara listeye dahil etmesinin ardından aciliyet kazandı. Kara liste, kapsadığı şirketleri ABD şirketlerinden hizmet ve ekipman almasını kısıtlıyor.

Huawei’nin akıllı telefonları, tabletleri ve dizüstü bilgisayarlarında büyük ölçüde güvendiği Android ve Windows yazılımlarının sahibi olan Google ve Microsoft, yeni Huawei cihazlarına erişimi askıya aldı.

Bütün bu gelişmelerin akabinde Çinli şirket nihayet alternatif bir işletim sistemi için uzun süredir gündeminde olan gizli planlarını kabul etmek zorunda kaldı.

YENİ OS, BİR MİKRO ÇEKİRDEĞE DAYANIYOR

Huawei İşletim Sistemi (OS) konuya hakim uzmanlara göre, hafif ve ayarlamalara ve batch’lere (yığın) hızlı bir şekilde tepki verebilen bir mikro çekirdeğe dayanıyor.

OS projesinde görev yapan Huawei mühendislerinin sistemi geliştirirken Android ve Apple’ın iOS’lerini yakından incelediği belirtiliyor.

Kaynaklar, geliştirilmekte olan Huawei işletim sistemi için en büyük teknik zorluklardan birinin Android ile uyumluluğu olduğunu söyledi.

Uyumluluk, kendi işletim sistemine sahip bir Huawei telefonunu Android uygulamalarını sorunsuz bir şekilde indirmesine ve çalıştırmasına imkan sağlamakta… Android ile başarılı bir uyumluluk katmanına sahip olmak aynı zamanda tüm dünyadaki uygulama geliştiricilerinin Huawei’in işletim sistemi için ekstra kod geliştirmelerine gerek kalmayacağı anlamına da gelmekte.

ÖNCEKİ DENEMELER BAŞARISIZ OLDU

Huawei, akıllı telefon şirketlerinin kendi işletim sistemini kurma girişimlerinde ilk değil. Geçmişte bazı diğer şirketlerin Android’e alternatif oluşturma yönündeki girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.

Microsoft, Windows işletim sistemi üzerinde Android uygulamalarını çalıştırabilecek bir katman geliştirmeye çalıştı; ancak Amerikan yazılım devi tüm Android uygulamaları sorunsuz bir şekilde çalıştıramadığından başarısız oldu. Samsung, akıllı telefonlardaki Android’i Tizen İşletim Sistemi ile değiştirmeye çalıştı, ancak bu çaba da başarısız oldu.

Benzer şekilde Huawei İşletim Sistemi de Android uygulamalarını çalıştırmayı başaramazsa, bu Çinli şirketi zor günler beklediği anlamına geliyor.

Huawei geçtiğimiz yıl ‘Huawei Hongmeng’ ismini tescil ettirmişti. İsim ‘İlkel Dünya’ anlamına geliyor. Şirket bunun yanısıra mayıs ayı sonunda Avrupa Birliği Telif Hakları Dairesi aracılığıyla ‘Huawei Ark OS’ ismi için de başvuruda bulundu.

Yu’nun 21 Mayıs’ta Securities Times’da yayınlanan bir haberde çıkan açıklamalarına göre Huawei’nin kendi geliştirdiği işletim sistemi, kendi ekosistemi içindeki akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler, TV’ler, otomobiller ve akıllı giyim de dahil olmak üzere, tüm Android uygulamaları ve mevcut web uygulamaları ile de uyumlu olacak bir dizi ürünü ve sistemi destekleyebilecek.

Yu’nun, bir WeChat grup tartışmasında, yaptığı, “Huawei OS, bu sonbaharda, en geç ilkbaharda piyasaya çıkacak gibi görünüyor” şeklindeki açıklamasının ekran görüntüsü Çin medyasında geniş çapta yayılsa da Huawei bilgileri doğrulamayı reddetti.

Huawei’nin iki akıllı markalarından biri olan Honor’ın Başkanı Zhao Ming, geçtiğimiz ay Şangay’da gazetecilere verdiği demeçte, “Yu’nun sözlerinin ötesinde daha fazla bilgi veremiyorum” dedi.

Potansiyel kullanıcı deneyimi sorunları ve yurtdışındaki müşterilerin popüler Google uygulamalarının olmadığı bir telefon isteyip istemeyecekleri yönündeki sorular henüz cevap bulmuş değil.

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

One Comment

  1. Hamdi sevben says:

    Goz olani, akil olacagi gorurmus; bu olsa gerek.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.