ABD, IŞİD’i sanal alemde neden yenemiyor?

ABD, müttefikleriyle birlikte IŞID’e karşı Ağustos 2014’ten bu yana Irak ve Suriye’de operasyonlar gerçekleştiriyor.

‘One mission, Many Nations’  (Tek misyon, Çok Millet) mottosu ile yürütülen operasyonda kaç sortinin gerçekleştirildiği, kaç hedefin vurulduğu gibi detaylar resmi olarak açıklanıyor. Ancak ABD, IŞİD’e karşı sadece konvansiyonel savaş yürütmüyor. Bu terör örgütüne karşı bir de sanal cephe açılmış durumda.

Bir yılı aşkın bir süre önce açılan sanal cephedeki amaç, IŞİD’in internet üzerinden mesaj vermesini önleme, sosyal medyadan propaganda yapıp saflarına yeni elemanlar devşirmesini engelleme, savaşçılarına para transferini kesme, web üzerinden saldırı talimatları vermesinin önüne geçme ve  örgütün gizli iletişimini baltalama. Peki hava operasyonlarıyla IŞİD’in ilerleyişini durduran ve gerileten ABD, siber savaşta ne kadar başarılı?

New York Times gazetesine konuşan ABD’li yetkililere göre siber askerlerin ve siber silahların hızla artırılmasına rağmen sonuç, tam kelimeyle hayal kırıklığı. Siber savaşçıları ile İran’ın nükleer santrifüjlerini berhava eden, Kuzey Kore’nin füze denemelerini sabote eden ABD, aynı başarıyı IŞİD’e karşı gösterebilmiş değil.

İlgili haber >> İkinci Stuxnet’in hedefi Kuzey Kore füze sistemi mi oldu?

İngiltere’de son birkaç ayda düzenlenen saldırılar ve en son İran’daki bombalı saldırı örgütün hâlâ adam devşirebildiğini ve elemanlarıyla iletişime geçebildiğini gösterdi. Mart ayına kadar ABD Uusal Güvenl Konseyi’nde terörle  mücadeleden sorumlu üst düzey direktör olarak görev yapan Joshua Geltzer, New York Times’a yaptığı açıklamada, “Siber operasyonların IŞİD’e büyük bir darbe indirmedeki kabiliyeti konusunda genel olarak hayal kırıklığı hissi var.” değerlendirmesinde bulunuyor.

TELEGRAM’LA MESAJLAŞIYORLAR

ABD Siber Komutanlığı (USCYBERCOM) tarafından yürütülen operayonlarda örgütün interneti kullanmasını engellemek üzere IŞİD teröristlerinin bilgisayarlarına sızılsa da, bilgileriyle oynansa da örgüt hızlı bir şekilde yeniden yapılanabiliyor. İşte siber savaştaki en büyük engel de burada yatıyor. İran ya da Kuzey Kore’nin aksine IŞİD’in ajandası ve taktikleri bu örgütü siber savaş açısından zorlu bir düşman yapıyor.

Çünkü IŞİD, bilgisayarları ve sosyal medyayı silah sistemleri geliştirmek için değil, adam devşirmek, para toplamak ve saldırıları koordine etmek için kullanıyor. Bu tür aktiviteler de İran’ın santrifüjleri gibi bir yere bağlı değil. Teröristler gelişmiş, düşük maliyetli kriptoloma teknolojlerini kullanmanın avantajına sahip. IŞİD mensuplarının  büyük oranda özellikle şifreli mesajlaşma sistemi Telegram’ı kullandıkları biliniyor.

İlgili haber >> İngiltere, uçtan uca şifrelemeyi sınırlandırmak istiyor

SİBER SAVAŞTA YENİDEN YAPILANMA

IŞİD’e karşı verilen siber savaşta istenilen sonucun elde edilememesi sebebiyle Amerikalı yetkililer, ilk olarak nükleer tesisler gibi sabit hedeflere göre belirlenen siber savaş tekniklerinin, interneti silah olarak kullanmaya başlayan terörist gruplara karşı  yeniden değiştirilmesini düşünüyor. Geltzer, IŞİD’e karşı siber operasyonların uygulamada insanların düşündüğünden daha zor olduğunu ifade ederken bunun, bir sisteme girip dataları yok etmek kadar kolay olmadığını söylüyor.

ABD’YE UÇUŞLARDA TABLET YASAĞININ PERDE ARKASI

Örgüte karşı yürütülen siber savaşta elbette bazı başarılar elde edilmiş. Siber operatörler, birkaç ay önce Suriye’de örgütün bomba yapım hücresine sızarak örgütün, laptop veya tablet bataryası gibi görünüp havalimanlarındaki X-ray cihazlarından yakalanmadan geçebilecek patlayıcılar üzerinde çalıştığını tespit etti. İsrail’den gelen bu istihbarat üzerine geçtiğimiz mart ayında aralarında İstanbul’un da bulunduğu 8 ülkedeki 10 havalimanından ABD’ye doğrudan sefer yapacak uçaklarda yolcu kabinine cep telefonundan büyük elektronik cihaz sokulmasına yasak getirildi.

‘YANAN SENFONİ OPERASYONU’

ABD’li yetkililere göre IŞİD’e karşı şimdiye dek en sofistike siber operasyon geçtiğimiz kasım ayında örgütün online video ve propogandasını sabote etmeye yönelik oldu. ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve ‘askeri kuzeni’ ABD Siber Komutanlığı tarafından yürütülen ‘Glowing Symphony (Yanan Senfoni) Operasyonu’nda bazı IŞİD liderlerinin hesap şifreleri ele geçirildi ve bunlar, örgüt mensuplarının bloke edilmesi ve içeriğin silinmesi için kullanıldı.

İlgili haber >> FBI, IŞİD’in dijital takımını tek tek avladı

Propaganda videolarının silinmesi ilk etapta başarı gibi görülse de bu tür operasyonlar  kalıcı bir çözüm olmadı. Oysaki ABD’nin ‘Olimpiyat Oyunları’ kod adıyla İran’ın Natanz nükleer tesislerine yönelik siber operasyonda 1000 civarında santrifüj kullanılamaz hale getirilmiş, nükleer programında Tahran’a en az bir yıl kaybettirilirken diplomatik müzakerler için de kapı aralamıştı.

IŞİD’e yönelik siber operasyonlar örgüt elemanlarının yerlerinden çıkıp daha az güvenli yerlere geçerek onları daha  az savunmasız hale getirse de hareket halinde olmaları,  teçhizatlarının kolay bulunabilir şeyler olması sayesinde iletişimi yeniden kurmaları ve yeni sunuculara materyalleri girmeleri çok zor olmuyor. ABD’li istihbarat yetkilileri, hatta bazı dataların şifreli olarak web tabanlı bulut depoloma servislerinde muhafaza edilerek istenildi zaman  kolaylıkla indirildiğini ifade ediyor.

OBAMA NSA DİREKTÖRÜNÜ NEDEN GÖREVDEN ALMAK İSTEDİ?

Eski ABD Başkanı Brack Obama’nın, NSA Direktörü ve Siber Komutanlık Komutanı Amiral Michael S. Rogers’ı görevden alma çabalarının arkasında da IŞİD’e karşı yürütülen siber savaşta başarısızlığın yattığı belirtiliyor. New York Times’a konuşan eski Obama yönentimi yetkilileri, bu iki kurumun geleneksel casusluk metodlarına çok fazla odaklandığından şikayetçi olunduğunu vurguladı.

Ulusal Teröerle Mücadele Merkezi Direktörü Nicholas Rasmussen, geçtiğimiz ay Washington’da yaptığı bir konuşmada  IŞİD’in, Irak ve Suriye’de toprak kaybetmesine rağmen küresel erişimine büyük oranda dokunulmadığını belirtti. Örgütün binlerce sayfa propaganda metni basmaya, mensuplarını organize etmek ve yeni saldırılar gerçekleştirmek için online uygulamalar kullanmaya devam ettiğini söyledi.

SİBER ÖZEL KUVVETLER

Rasmussen’in bu değerlendirmesi Amerikan Özel Kuvvetler timlerinin siber muadili olan siber görev timlerinin kurulmasından bir yıl kadar sonra geldi. En iyilerin seçildiği bu birimin askerleri, dünyanın çeşitli yerlerine gönderilerek ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un korunması ve geleneksel operasyonlarla koordineli olarak siber saldırılar düzenlemekle görevli. Bu birimin, örgütün propaganda uzmanlarının hesaplarının hacklenmesi, telefon ve bilgisayarların izi sürülerek drone saldırıları için hedef belirlenmesi gibi standart görevleri var.

RAKKA VE MUSUL’DA SİBER VURUŞ

Bu birim, Musul ve Rakka’ya yönelik hava harekatlarına entegre bir şekilde siber saldırılar gerçekleştiriyor. ABD önderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyonun komutanı General Jeffrey L. Harrigian bunu, geçen aralık ayında verdiği bir mülakatta, “Onları kör edebiliyoruz veya bizi duymalarını engelleyebiliyoruz. Musul ve Rakka’da bile önemli sonuçlar elde etmek için hem uzay hem de siberle etkin bir şekilde senkronize yaptığımız şeyler var.” sözleriyle dile getirmişti.

8 total views, 1 views today

Yazıyı PaylaşTweet about this on TwitterShare on Facebook2Share on LinkedIn6Share on Google+0Email this to someonePrint this page

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*