İkinci Stuxnet’in hedefi Kuzey Kore füze sistemi mi oldu?

Amerikan yönetiminin, son yıllarda artan bir şekilde Kuzey Kore’nin nükleer ve füze programlarını sabote etmek amacıyla siber saldırıları artırdığı belirtiliyor. Bir önceki Başkan Barack Obama’nın “geleneksel yöntemlerin” yetersiz kalması nedeniyle başvurduğu bu yöntem, yeni Başkan Donald Trump tarafından da takip ediliyor.

Amerikan New York Times gazetesi, siber saldırılarla ilgili önemli bilgilere ulaştığını; ancak güvenlik için bu bilgilerin şimdilik kendilerinde saklı kalacağını duyurdu. Uzmanlar ise, Pentagon’un zaten uzun süredir savunduğu bu saldırı, yöntemin ABD’nin Kuzey Kore’nin füze ve nükleer programlarına karşı elindeki tek seçenek olduğunu düşünüyor.

KARAR 3 YIL ÖNCE ALINDI

Üç yıl önce ABD Başkanı Barack Obama, Pentagon yetkililerine Kuzey Kore’nin füze denemelerini daha ilk saniyelerinde sabote etmek umuduyla Kuzey Kore’nin füze programına karşı siber ve elektronik saldırıları artırmalarını emretti. Çok geçmeden Kuzey’in askeri roketleri patlamaya, rotadan sapmaya, havada parçalanmaya ve denize düşmeye başladı.

Bu tür girişimlerin savunucuları, hedefli saldırıların Amerika’nın füze savunmalarına yeni bir avantaj sağladığına ve Kuzey Kore’nin kıtalararası balistik füzelerin üzerine yerleştirilen nükleer silahlarla Amerikan şehirlerini tehdit etmesini günlerce geciktirdiğine inandıklarını söylüyor.

İlgili haber >> Kore’nin siber ordu formülü: Bedava eğitim 7 sene hizmet

Fakat diğer uzmanlar, üretim hataları, içerdeki huysuz kişiler ve büsbütün yetersizliklerin, füzeleri ters yönde etkileyebileceğini savunarak yeni yaklaşıma giderek kuşkuyla yaklaşıyorlar. Son sekiz ay boyunca, Kuzey Kore’nin üç orta menzilli füzeyi başarıyla fırlattığını belirtiyorlar. Ve Kuzey Koreli lider Kim Jong-un, şimdi ülkesinin kıtalararası füzelerinin test için “hazırlıklarının son aşamasında” olduğunu iddia ediyor – bu belki bir blöf olabilir, ama belki de değildir.

OBAMA’NIN TRUMP’I UYARDIĞI EN ÖNEMLİ KONU BU OLABİLİR

Obama ve Trump yönetiminin yetkilileri ile yapılan görüşmelere dayanan ve geniş ama belirsiz kamu kayıtlarının incelenmesine dayanan Pentagon’un bozma girişimlerine yönelik yaptığı inceleme, Birleşik Devletlerin Kuzey Kore nükleer ve füze programlarına etkili bir şekilde karşı koyamayacağını ortaya koydu. Amerikan New York Times gazetesinin haberine göre, bu tehditler birçok uzman tarafından düşünüldüğünden çok daha dayanıklı görülüyor ve Obama’nın, görevden ayrılmadan önce Başkan Trump’ı, karşılaşacağı en acil sorunun bu olacağı konusunda uyaracak kadar tehlike içeriyor.

Başkan Trump da zaten Kuzey Kore tehdidine karşı saldırgan bir cevap verme tercihine işaret etmişti. Kim’in Yeni Yıl ile ilgili ilk uyarı mesajı yayınlamasından sonra attığı bir Twitter mesajında, “Bu olmayacak!” diye yazmıştı. Ancak Trump, kendisinden önceki Obama gibi, pek de mükemmel olmayan seçenekler arasında bir tercih yapmak zorunda olduğunun çabuk farkına vardı.

İlgili haber >> Trump siber güvenlik ekibinin başına avukat atadı

Trump, Pentagon’un siber ve elektronik savaş girişimlerini artırmasını emredebilir, ancak bunun garantisi yok. Nükleer ve füze programlarını dondurmak için Kuzey’le müzakere başlatabilir, ancak bu da tehdidi ortadan kaldırmayacaktır. Obama’nın da düşündüğü gibi, füze rampalarını vurma seçeneğine de hazırlanabilirdi, ancak her hedefi vurma şansı azdı. Ticaret yapmayı ve destek vermeyi kesmeleri için Çinlilere baskı yapabilir, ancak Pekin yönetimi, rejimin çökmesine yol açabilecek adımları atmada hep yarı yolda kaldı.

Başkan Trump’ın Ulusal Güvenlik temsilcilerinin, en sonuncusu önceki hafta Salı günü gerçekleştirilen iki toplantıda, tüm bu seçenekler ve dramatik bir uyarı olarak Güney Kore’ye nükleer silahların yeniden kazandırılması olasılığı tartışıldı. Yetkililer, bu konuların yakında Başkan Trump ve en üst düzey ulusal güvenlik görevlilerine gideceğini belirtiyor.

GELENEKSEL FÜZE SAVUNMA SİSTEMLERİ BAŞARISIZ OLDU

2014 yılının başında siber ve elektronik saldırıları yoğunlaştırma kararı, Obama’nın Eisenhower döneminden bu yana sıklıkla “kurşuna karşı kurşun” sıkmakla kıyaslanan geleneksel füzesavar sistemlerine 300 milyar dolar harcanmasının, asıl amaç olan ABD kıtasını korumakta başarısız olduğu sonucuna varmasının ardından geldi. Alaska ve Kaliforniya merkezli hava müdahale testleri, mükemmel koşullar altında, yüzde 56’lık genel bir başarısızlık oranına sahip. Birçok uzman, gerçek savaşta bu sistemin daha da kötü olacağı konusunda uyarıda bulundu.

İlgili haber >> Trump ABD’yi siber silah cennetine çevirebilir

Böylece Obama yönetimi füzeleri yok etmek için daha iyi bir yol aradı ve Pentagon’un uzun zamandır denemekte olduğu, füzeler daha fırlatma rampasına gelmeden vurulmasını sağlayan tekniklere ulaştı. Pentagon’un en üst düzey yetkilileri ve uzmanları, yıllardır Kongre’de ve savunma konferanslarında bu tür sofistike saldırıları savunuyordu.

Times’ın araştırması, geçtiğimiz baharda Kuzey Kore’nin füze fırlatma başarısızlıklarının sayısının artmasıyla başladı. Bu araştırma, yeni füzesavar yaklaşımını öven askeri belgeleri ortaya çıkardı ve bazılarının en acil hedeflerden biri olarak Kuzey Kore’ye işaret ettiğini tespit etti.

TIMES GİZLEME KARARI ALDI; ANCAK KUZEY ÇOKTAN SORUŞTURMA BAŞLATTI

Times, geçen yıl üst düzey güvenlik yetkilileri ve yakın zaman önce Trump’ın ulusal güvenlik ekibi ile yaptığı görüşmelerin ardından, Kuzey Kore’nin nasıl başarısız olduklarını öğrenmemesi için elindeki bilgileri gizli tutmaya karar verdi. Geçen sonbaharda Başkan Kim’in, Birleşik Devletlerin Kuzey Kore füze fırlatmalarını sabote edip etmediğine ilişkin soruşturma başlattığı ve geçtiğimiz hafta üst düzey güvenlik yetkililerini idam ettirdiği bildirildi.

İlgili haber >> Kuzey Kore web tarayıcısının gizli koridorlarında

Kuzey Kore füzelerini hedef almak için izlenen bu yaklaşım, bir nükleer tehdidi bozmak için bir siber silahın bilinen en sofistike uygulaması olan, İran’ın nükleer programının Amerika ve İsrail öncülüğünde sabote edilmesinin yansımalarına sahip. Ancak İran’da “Stuxnet” solucanının kullanımı bile sınırlı olmuştu. İranlılar bunu anlayıncaya ve kurtarılana kadar birkaç yıl etkili oldu. Ancak İran da nispeten kolay bir hedef konumundaydı: Tekrar tekrar saldırıya uğrayabilecek yeraltı nükleer zenginleştirme tesisi.

KUZEY KORE HEDEFLERİ İRAN’DAN ÇOK FARKLI

Kuzey Kore’de ise hedef çok daha zorlu. Füzeler ülke çapında çok sayıda farklı rampadan atılıyor ve düşmanları aldatmak amacıyla karmaşık bir sistemde taşınabilir füze rampaları kullanılıyor. Onlara saldırmak için zamanlama kritik önem taşıyor.

Kuzey Kore’nin füze sistemleri içindeki verilerin uzaktan manipule edilmesini destekleyenler, Birleşik Devletlerin gerçek bir alternatifi olmadığını savunuyor çünkü Kuzey Kore’nin nükleer silah yapma sırlarını öğrenmesini engelleme çabası zaten başarısız oldu. Şu anda tek umut, Kuzey Kore’yi kıtalar arası bir füze geliştirmekten ve dünyadaki yıkıcı tehdidi göstermekten alıkoymak.

Editör notu: Başlıktaki ‘Stuxnet’ ifadesi ABD’nin ulusal çıkarlarına yönelik bir tehdidi ortadan kaldırmak/sabote etmek amacıyla siber operasyonlara başvurması noktasındaki benzerliğe dikkat çekmek için kullanılmıştır. 

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz


Verdiğiniz bilgiler 3. parti firma veya kişilerle paylaşılmayacaktır, sadece verdiğiniz talimat istikametinde kullanılacaktır.

1 Yorum

  1. Pingback: Siber Savaş: Şehir Efsanesi mi Gerçek mi?

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: