ARAMCO Saldırısı

 

15-22 Ağustos 2012 tarihleri arasında Suudi Aramco Petrol Firmasının 30.000 adet windows işletim sistemi tabanlı bilgisayarı; Shamoon isimli zararlı yazılım tarafından, bilgisayarlarda bulunan dokümanların, e-postaların, resimlerin silinerek, yanan Amerikan bayrağıyla  değiştirildiği saldırıdır.

Asıl amacı ulusal ve uluslararası ölçekte petrol ve gaz akışını durdurmak olan saldırının, amacına ulaşamamış olması büyük bir şans gibi gözükse de tek bir iş kalemine yapılan en büyük saldırılardan biri olması sebebiyle Aramco Saldırısı büyük önem arz etmektedir.

İran’ın nükleer tesislerini hedef alan ve 2010 yılında ortaya çıkartılan Stuxnet saldırısından sonra kritik altyapıları yönelik en büyük saldırı olarak bilinmektedir. Küresel petrol üretiminin önemli bir bölümünün gerçekleştiği Suudi Arabistan’da bir devlete ait olan Aramco’da meydana gelen hasar üretimi etkilemese de, petrol piyasasında paniğe neden olmuştu.

Ulusal ve uluslararası ölçekte büyük bir firma olan Aramco’nun saldırıdan doğan zararı telafi etmesi neredeyse iki haftasını almıştır. Aslında çok-uluslu şirketler sık sık benzer saldırılarla karşı karşıya kalmaktadır, ancak Aramco’yu hedef alan saldırının global ölçekte enerji piyasasını etkileyebilecek nitelikte bir saldırı olması, başta ABD olmak üzere birçok devleti Aramco’daki hasarın bir an önce giderilmesi için işbirliğine sevk etmiştir.

Shamoon Zararlı Yazılımının esas amacı bulaştığı bilgisayarların hard disklerinde bulunan veriyi geri getirilemeyecek sekilde silmekti. Dolayısıyla her ne kadar virüs, şirketin üretim ve dağıtım kapasitesini etkilememiş olsa da üretim ve dağıtım verilerinin silinmesi ile şirketi ciddi zarara uğratmıştır.            Saldırıyı üstlenen “Cutting Sword of Justice (Adaletin Keskin Kılıcı)” isimli gruba dahil hackerlar, saldırının amacının politik olduğunu ve bilgisayarlardan ele geçirdikleri önemli belgeleri yayınlayacaklarını söylemiş olsalar da bugüne kadar yayınlanan herhangi bir belge bulunmamaktadir.

Saldırıyla ilgili yapılan soruşturma da; saldırının 4 farklı kıtada bulunan farklı farklı ülkelerden gerçeklestirildiği tespitleri yer almaktadır. Fakat o dönemde hem Suudi Arabistan’ın Bahreyn’e asker göndermesi hem de Suriye deki ayaklanmaları desteklemesinin İran’ın menfaatleriyle çakıştığı göz önüne alındığında Tahran yönetiminin saldırının arkasında olabileceğini akla getirmiştir. Saldırı için Müslümanların kutsal günlerinden Kadir Gecesinin seçilmesi ve saldırıyı üstlenen hacker grubunun kendisini Şii inancında Hz Ali’ye atfedilen ‘Adaletin Keskin Kılıcı’ ismini vermesi gibi dini semboller saldırının arkasında İran olduğu şüphesini arttırmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.