Savunma devini siber güvenlik yatırımı kurtardı

Amerikan dev savunma şirketi Raytheon son dönemde yaptığı cesur hamleleriyle dikkat çekiyor. ABD Savunma Bakanlığı’na iş yapan en büyük yüklenici şirketlerden biri olan Raytheon, geçtiğimiz ay sonunda bir Apache helikopterine monte edilen lazer silahını başarıyla denemişti. Bu deneme, savaş teknolojilerinde bundan sonra görülecek evrimin işaretlerinden biri olarak değerlendirildi.

Ancak 80 ükeye silah satan Raytheon’un en çarpıcı hamlesi bu değil. Şirket, Fifth Domain (Beşinci Alan –ilk dördü kara, hava, deniz ve uzay) olarak adlandırılan siber savaş alanındaki rekabetçi adımlarıyla da dikkat çekiyor. Pekçok savunma şirketi siber güvenlik yatırımlarından vazgeçerken, Raytheon ise birkaç yıl içinde bu alandaki yatırımlarını ikiye katladı. Bazılarının kumar olarak gördüğü bu kararın arkasında şirketin CEO’su  Tom Kennedy’nin kararlı tutumu var.

10’U AŞKIN SİBER ŞİRKET SATIN ALINDI

Güvenlikle ilgili haber ve analizler yayınlayan Cipher Brief internet sitesine nadir mülakatlarından birini veren Kennedy,  bunun 10 yıl aşkın bir süre önce başlayan bir süreç olduğuna işaret ediyor. Siber saldırıların artış göserdiğine 10 yıl önce yönetim olarak dikkat çektiklerini belirten Kennedy,  şirketini de hedef alan hackerlara karşı zaaflarının bir kısmını kendi içlerinde çözüdüklerini, kalan boşlukları ise şirket satın alarak hallettikerini söylüyor. Raytheon, son 10 yılda çoğunluğu siber güvenlik alanında faaliyet gösteren, özgün aplikasyonları olan 14 şirketi satın aldı.

İlgili haber >> Siber güvenliğe 2020’de 101 milyar dolar harcanacak

Bu satın alma stratejisi, Obama yönetiminin savunma harcamalarını kısıtlama kararının ardından savunma şirketlerinin gelirlerinde düşüşün olduğu 2011’de Raytheon’un ayakta kalmasını sağladı. Birçok CEO yeni tekonolojilere kaynak artırmayı düşünmezken, bir ticaret mühendisi olan  Kennedy ise sektörde daralma yaşandığı bir dönemde böyle riskli bir karar alırken hissedarlara, “Bakın biz siber güvenlikle ilgili tüm bu yeterliliğe sahibiz. Bunu piyasaya sürmek için bir yol yok mu?” diye sorduğunu aktarıyor.

SİBER ŞİRKETLE SÜPER GELİR: YILDA 600 MİLYON DOLAR

Şirketin tüm siber kapasitesine rağmen siber güvenlik ürünleri satacak piyasa kanalları yoktu. Bunun üzerine bu alanda faaliyet gösteren Websense adlı şirketi aldılar.

Raytheon’ın siber güvenlik piyasasındaki yükselişi de işte böyle başladı. Kennedy, bu stratejinin meyvelerini topladıklarını,“Bazı teknoloji ürünlerimizi Websense ile birleştirdik ve Ocak 2016’da Forcepoint adlı bir şirket kurduk. Yılda 600 milyon dolar gelir elde eden bir siber güvenlik ürünleri şirketi meydana getirdik.” sözleriyle özetliyor.

İlgili haber >> Şirketler ulusal siber caydırıcılığın bir parçası haline geldi

Amerikalı CEO’nun telaffuz ettiği bu rakam, neye ne zaman ihtiyaç duyacağını bilmeyen müşterilerin olduğu ve zaten çok sayıda şirketin bulunduğu siber piyasada önemli bir başarı.

SİBER GÜVENLİK ŞİRKETİ, SAVUNMA ŞİRKETİNDEN DAHA DEĞERLİ

Kennedy siber güvenliğin nasıl büyük bir piyasa olduğunu da şu sözlere dile getiriyor: “Ticari siber güvenlik şirketlerinin piyasa değeri, savunma şirketlerinin piyasa değerinden önemli derecede yüksek. Yani, belirli bir yıldaki toplam gelirimizi alırsanız – bizim piyasa değerimizin ne olduğuna bakacak olursak-  bu temel olarak hisse sayısı çarpı hisse senedi bedelidir- bu da yaklaşık 1,8, 1,9’dur. Dolayısıyla 1.9’u gelirle çarparsanız bizim piyasa değerimizi bulursunuz. Bir ticari siber güvenlik şirketin gelir isek, geliri 6 veya 10 ile çarparsınız Çok daha yüksek bir değer kazanırlar.”.

Bazılarının kumar olarak gördüğü siber yatırımlarının arkasında 95 yıllık bir ticarî aklın olduğunu ifade eden Kennedy, savunma şemsiyesi altında bu alanda iş yapmaları halinde şirketi öldürmüş olacaklarını ifade ederken, “Çünkü siz savunmada satmaya alışıksınız —biz 80 ülkeye satıyoruz, dolayısıyla savunma alanında 80 müşterimiz var. Ancak karlı bir ticaret şirketi oluşturmak için 20 bin artı müşteriye satış yapmam lazım. Tamamen farklı satış gücü, tamamen farklı satış biçimi. Tamamıyla farklı pazarlama biçimi.” diye konuşuyor. Bir zamanlar siber hırsları olan diğer savunma şirketleri bu alandan çekilirken, Raytheon’ın bu konuda istikrarlı büyümesinin arkasıındaki sebep de belki bu pazarlama yöntemi.

Raytheon CEO’su Tom Kennedy mülakatından diğer satır başlası ise şöyle:

FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNE BÜYÜK TALEP VAR

“Avrupa’ya gidiyorsunuz ve şu anda bütün ülkeler, Rusya’dan endişe ediyorlar ve bu yüzden kendilerini korumaya çalışıyorlar. Polonya füze savunması istiyor. Romanya, füze savunma sistemi bakıyor. O yüzden, o bölgede füze savunması için büyük bir bastırılmış talep var. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya (MENA) giderseniz, 2015 yılının sonundan beri Suudi Arabistan’da ve Yemen bölgesinde 100’ün üstünde SCUD füzesinin fırlatıldığını görürsünüz. Bunların yüzde 100’ü Patriot sistemi tarafından vuruldu. Dolayısıyla bu komşu ülkeler bundan endişeleniyorlar. Kendilerine savunma yeteneği istiyorlar ve o bölgedeki diğer ülkelerle ilgili endişeleri var. Bu nedenle, MENA bölgesinde füze savunması için büyük bir talep var.”

ABD’NİN HİPERSONİK KAYGISI

“Hipersonik silahlar bir diğer konu. Burada en büyük endişe hem Çin hem de Rusya’nın hipersonik silahlara sahip olması. İsyanlar ve terörle mücadele nedeniyle millet olarak başımızı yaklaşık 20 yıldır bu konuda eğdik. Elbette bu konuları çalışmamız gerekiyordu. Ancak bu dönemde iki dengimiz teknolojilerini geliştirmeye devam etti ve hipersonik alana girdiler. Bu, çok kaygılanmamız ve onlara karşılık vermek için ilerleme kaydetmemiz gereken bir alan.”

ÇİN VE RUSYA DENİZALTI FİLOSUNU GELİŞTİRDİ

“Son 10-15 yılda, hem Çin hem de Rusya, denizaltı filosunu önemli ölçüde geliştirdi. Bu önemli bir endişe kaynağı olan yeni bir alandır. Denizaltıları çok sessiz, tespit edilmeleri zor. Bu nedenle tüm okyanuslardaki deniz ticaretinin güvenliğini sağlama konusunda hâlâ nasıl emin olabiliyorsunuz? Dolayısıyla bu, destek vermek için agresif  bir şekilde çalıştığımız bir alan.”

RAYTHEON’IN LAZER VURUŞU

“Yönlendirilmiş elektromanyetik enerji, yüksek enerjili lazerler…Burada büyük alan var. Birkaç cephede o bölgede yeni teknolojiler geliştirmeye yoğun yatırım yaptık. Elektromanyetik darbeyle, yüksek enerjili lazerlerle havadan dronları vurma yeteneğini gösterdik. Bu yeni bir teknoloji alanı.”

ÇİN, ABD UYDUSUNU VURURSA…

“Büyük endişe kaynağı olan bir diğer alan ise uzaydaki varlıklarımızın hayatta kalmasıdır. Çin’in ASATS ile ne yaptığını görüyoruz – uydusavar yetenekler – ve Rusya’nın da aynı yetenekleri sergilediğini görüyoruz. Peki tüm uzay varlıklarımıza ne olacak? Uzaya çok bağımlıyız: iletişim, GPS. Bu devreden çıkarılırsa ne olur? Bu varlıkları korumak için ne yapıyoruz?”

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için doldurunuz!

Yazıyı PaylaşTweet about this on TwitterShare on Facebook1Share on LinkedIn17Share on Google+0Email this to someonePrint this page

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*