Vize için sosyal geçmişinizi teslim eder misiniz?

ABD’nin diğer ülke vatandaşlarına yönelik uyguladığı ve çoğu zaman aşırıya kaçmakla eleştirilen ‘kimlik sorgulamaları’ yeni bir yasa teklifinin kabul edilmesi halinde daha da çekilmez hale gelebilir. Yasa teklifi şu: “ABD’ye vize için başvuruda bulunanlara sosyal medya hesaplarını, e-postalarını ve telefon numaralarını da soralım mı?”

Yeni teklif edilen ve geçtiğimiz hafta cuma günü ABD devletinin yasal yayın organında yayınlanan önerinin kabul edilmesi halinde vize başvurusunda bulunan kişiler 5 yıllık geçmişi kapsayan sosyal medya hesaplarını, e-posta adreslerini ve telefon numaralarını yetkililerin eline teslim etmek zorunda kalacak.

Tasarıya göre vize başvurusu yapan kişiye birden çok sosyal medya platformu listelenecek ve başvuru sahibine son 5 yılda bunlardan hangilerini kullandığı sorulacak. Listede bulunan platformlar, Dışişleri Bakanlığı tarafından güncellenebilecek. Buna ek olarak listede yer almayan başka platformların kullanılması halinde bunların açıklanıp açıklanmayacağı başvuru sahibinin inisiyatifine bırakılacak. Hepsi bu kadar değil. Başvuru sahibine ayrıca son beş yılda kullandığı telefon numaraları, e-posta adresleri, uluslararası seyahatleri, başka ülkelerden sınır dışı edilip edilmediği bilgisi ve aile üyeleri arasında terör faaliyetlerine katılan olup olmadığı bilgisi de sorulacak.

İlgili haber>> Sosyal medya hesaplarınızı kullanırken ne kadar sorumluluk sahibisiniz?

Drexel Üniversitesi Hukuk Profesörü Anil Kalhan söz konusu tasarıyı ‘müdahaleci’ ve ‘gülünç ötesi’ sözleriyle nitelendirdi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği de (ACLU) tasarıdan mutsuzluk duyanlardan. ACLU’nun Ulusal Güvenlik Projesi Direktörü Hina Shamsi, milyonlarca vize başvurusu sahibinin sosyal medya hareketlerine ilişkin bilgi toplama girişiminin Trump’ın etkisiz ve derinden problemli yönetim planının başka bir boyutu olduğunu söyledi. Shamsi’ye göre söz konusu girişim, konuşma özgürlüğüne zarar vererek göçmenlerin ve ABD vatandaşlarının haklarını çiğnemek anlamına geliyor. Zira insanlar teklifin kabul edilmesi halinde çevrimiçi yaptıkları konuşmaların ve paylaşımların hükümet yetkilileri tarafından yanlış anlaşılıp anlaşılmayacağını düşünmek zorunda kalacak.

Arwa Mahwadi’nin The Guardian’da konuyla ilgili yazdığı ifadeler ise çarpıcı: “Eğer bir terörist eylem planlıyorsanız bunu ‘şehit olana kadar bekleyemeyeceğim LOL’ şeklinde twit atarak ya da neşeli IŞİD gif’leri paylaşarak duyurmazsınız.”

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurun

[mailpoet_form id=”1″]

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.