SektörelTürkiye

FBI’ın aradığı Türk hacker Ortaç: Türkiye’den Snowden çıkmaz!

İsmini internette arattığınızda ‘FBI’ın aradığı hacker’ olarak karşınıza çıkıyor. Kendisi birçok olaya karışmış. Nerede yaşadığı konusunda çok farklı iddialar bulunuyor. Kimi haberde Endonezya’da yaşadığı ileri sürülürken, başka birinde Brezilya deniyor.

İşlediği suçlardan dolayı Türkiye’de yakalanarak hapis yatmış. Fakat bu yetmemiş olacak ki, bir de Güney Afrika’da hapis macerası yaşamış. Türkiye güzeli Senem Kuyucuoğlu ile değişik haberlerde ismi birlikte geçiyor.

En son geçtiğimiz temmuz ayında başkasına ait kredi kartlarıyla iki Türk havayolu şirketinden bilet aldığı iddiasıyla hakkında dava açılmış, mahkemeye gelmeyince yakalama kararı çıkartılmış.

Mert Ortaç’tan bahsediyoruz. Siber Bülten’e konuşan eski hacker geçmişi geride bıraktığını artık sadece yasanın çizdiği sınırlar içerisinde kalacağını ifade ediyor. İlk bilgisayarını 5 yaşında alan Ortaç artık vatandaşı olduğu bir ülkede yaşıyor ve kendi işinde çalışıyor. Artık aile kurmayı en büyük amacı olarak tanımlayan Ortaç ile geçmişteki tecrübelerini, sistemlerin açıklığını hangi motivasyonla istismar ettiğini ve Türkiye’yi nasıl gördüğünü konuştuk.

Türkiye de kamu ve özel sektörü sistem güvenliği açısından nasıl değerlendiriyorsun?

Gerçek düşüncelerimi deklare edersem sanırım bu röportaj hiçbir zaman yayımlanmaz. Türkiye’de maalesef kamuda nielikli insanlar olmasına rağmen, sorumlu kadrolarda konuyla uzaktan yakından alakasız insanlar çalışmaktadır. Bu nedenle bana göre Türkiye de bir kamu güvenliği söz konusu değildir. Özel kurumlar tabii ki yaptıkları insan istihdamı yani bir nevi insan ve donanım yatırım büyüklüğünce bu işi ciddiye almaktadır.

Ülkelerin istihbarat birimleri ile hackerların ilişkileri hakkında ne düşünüyorsun? Ülkemizde bu anlamda atılması gereken adımlar yeterince atılıyor mu?

Türkiye’de maalesef istihbarat birimleri ile nitelikli kişiler arasında bir kullan-at politikası olması ve hukukumuzun kolluk ve istihbari birimlere tanıdığı hakların sadece kurum mensuplarını koruyucu/kayırıcı olmasından dolayı böyle bir şeyden söz etmek doğru olmaz. Dünya ülkelerine baktığınız zaman bu konunu tamamen farklı ele alındığını görebilirsiniz. Türkiye’de siber suçlar şube müdürlüklerinde iş bulamamasından dolayı herhangi bir üniversitenin lisans bölümünü bitirip polisliğe geçmiş niteliksiz kişiler çalıştırılırken dünyada bu konuda gerek saha da gerekse teorik anlamda uzmanlaşmış kişilere görev verilmektedir. Dolayısı ile bu kişilerin hacker olarak adlandırılan nitelikli kimselerle diyalogları da aynı dili konuşabiliyor olmalarından ötürü verimli sonuçlar doğurmaktadır.

Bir hacker grubu içerisinde yer almak için bazı şartların var mı? Bu grupla beraber hareket ederken takım çalışmasına uygun hareket etmede sorun yaşıyor musun?

Bundan 10 sene önce kitlesel olarak hareket edip, bir iş/eylem gerçekleştirmek olayın niteliğini arttırırken maalesef günümüzde işin kolluk kuvvetleri kısmındaki gelişmelerden ötürü grup olarak hareket etmek sizi parmaklıklara daha çok yaklaştırır. Hacking gruplarının genelde bir manifestoları vardır. Bu manifestoya uygun şekilde bir eylem gerçekleştirdiğiniz takdirde, bunu deklare edersiniz ve grupteki diğer bireyler de sizi sahiplenirler.

Ben uzun süredir eylemsel özellikteki hacker ve hacker grupları ile ilgili bir faaliyette bulunmuyorum.

 

Bu zamana kadar hangi sistemlere sızmayı başardın?

Bünyesinde egoist bir sistem yöneticisi bulunan ve bana fayda sağlayacak tüm sistemleri sömürmüş olabilirim.

Bu sistemlere sızma/saldırmadaki temel hareket noktan nedir? Bunu neden yapıyorsun? Hackerlık sence bir tutku mu?

Bazı insanlar egolarını tatmin etmek için bunu yaparlar. Ben bana sadece maddi bir getirisi olucak veya hayatıma,yaşam kaliteme bir fayda sağlayacak konularla ilgileniyorum.

Sence hacker kime denir? Kendini hacker olarak tanımlıyor musun?

Hacker, istediği şeyi normal olmayan yollarla elde edebilen ve kendi kendini “hacker” olarak tanımlamayan herkes için kullanılabilecek bir terimdir bence.

Sızdığın sistemi tasarlayan/koruyan kişilere karşı olumsuz duygular besliyor musun? Sence bu hacker ile dizayn eden arasında bir mücadele mi?

Kesinlikle hayır. Dediğim gibi, ben kendimi teknik anlamda ispat çabasından olan biri değilim. Sonuçta onlar benim gibi görüp sistemleri o açıdan dizayn etseler fayda sağlamamız mümkün olmayacağından ötürü ben sistem yöneticilerine karşı çok iyi duygular besliyorum diyebilirim.

Yaptığın siber operasyonlardan dolayı hukuki bir yaptırıma uğradın mı?

Toplamda 34 ay, 31 ay Türkiye’de, 3 ay Güney Afrika’da tutuklu kaldım.

Bir yere sızmak için ne kadar zaman harcıyorsun? Bu zamana kadar hackleme için en fazla ne kadar zaman harcadın?

Bir sistemden fayda sağlamak bazen 10 dakika sürerken, bazen üzerinde günlerce çalışmak, teknik olarak yeterli değilsem, insan faktörünü devreye sokarak sosyal mühendislik becerilerini kullanmam gerekebiliyor. Bu da günlerle ifade edilebilir.

Bir sisteme girmendeki en büyük motivasyonu nasıl tarif edersin?

Diğer sorulara verdiğim cevaplardaki gibi; sisteme girmekten ziyade ben durumu sistemden fayda sağlamak olarak tanımlıyorum. Bu faydanın hayatıma kattığı artılar tabi ki getirisi ölçüsünde motive edici olabiliyor. Sanırım faydaların kattığı artan özgürlük ve imkan genişlemesi duygusunu örnek verebilirim.

Sistemde bir açığı ilk kez fark ettiğinde, bu işi iyi yapmadıkları için kızgınlık mı duyuyorsun, yoksa fırsat bulduğun için heyecan mı?

Tabii ki heyecan ve memnuniyet duyuyorum. Bazen çok basit düzeltilebilecek bir açık aylarca yıllarca kalabiliyor.

Bu zaman kadarki en büyük başarın nedir? İsim vermek zorunda değilsin o başarıya nasıl ulaştığını anlatabilir misin?

Hakkımda birden fazla arama kararı varken, başkasının adına emniyet birimlerinden gerçek bir pasaport çıkarıp, bu pasaport ile Schengen de dahil olmak üzere çeşitli vizeler alıp toplamda 39 tane ülke gezmiş olmam sanırım en büyük başarım. Bu başarıyı da belki kimsenin oturup da okumadığı çeşitli yönetmelikleri dikkatle okuyarak elde ettim. Tamamen sosyal mühendislik.

En büyük hedefin nedir?

Şu an zaten güvenli ve huzurlu bir hayata sahibim. Artık vatandaşı olduğum ülkede tamamen yasalım. En ufak kanunsuz işle alakadar değilim. Bu noktadan bakacak olursak aile kurmak en büyük hedefim.

Seni hackerlıktan ne vazgeçirebilir? Hapse girdiğinde bilgisayara dokunamamanın azabını yaşayacağından korkuyor musun?

Bu noktayı geçtim zaten. Türkiye’deki 31 aylık hapishane geçmişimde ayda en az bir kere emaillerime bakıyordum. Bunu da ispat edebilirim. 3 aylık Güney Afrika maceram da ise zaten edge özelliği olan Samsung bir telefon sayesinde ailem ve çevremle iletişime geçerek, konsoloslukla konuşarak kendimi kurtardım. Özetle bu kurallarda benim için pek geçerli değildi.

Hackerlık kısmına gelince de, şu an Türkiye dışında Dünya’daki hiçbir ülkeyi hedef alarak gerçekleştirdiğim en ufak bir yasadışı eylem, iş olmadığı ve Türkiye’de de yaşamadığım için sanırım bundan tamamen vazgeçmemi gerektirecek bir durumda yok

Türkiye’de hackerların ideolojileri hakkında düşüncelerin nedir?

Türkiye’de bir şarlatan grupları var, bir de gerçekten ideolojileri peşinde eylemler gerçekleştiren TheRedHack gibi gruplar var. Bence işini ciddiye alanlar gayet başarılılar.

Türkiye’de bazı sistemlere erişimin engellenmesini ve dünyadaki diğer internet kısıtlayıcı uygulamalar hakkındaki görüşün nedir?

Kesinlikle saçma. Yasak olan her zaman caziptir ve o yasak bir şekilde delinecektir. Bakın Amerika’da esrar ve türevi uyuşturucu ürünlerini birçok eyalette kontrol altında olacak şekilde satışını serbest bıraktılar. Eskiden yasaktı. Kullanan sayısı milyonlarla ifade edilirken, serbest bırakıldıktan sonra bu oran neredeyse ¾ geriledi. Kaldı ki internette kısıtlama demek bu işin doğası açısından tamamen saçma, konuyla cidden bilgisi olmayan insanların getirmeye çalıştırdıkları yasaklardır maalesef. İnternet istense de kısıtlanamaz.

Baskıcı bir rejimde yaşayan insanların daha rahat ve özgürce iletişim sağlamaları konusunda yardımcı olmak ister miydin?

Elbette, geçmişte bu konuda yaptığım kişisel projeler oldu. Örneğin gezi parkı sırasında bir çok kişiye ücretsiz vpn imkanı sağlamıştım.

Düzenli bir işin var mı?

Evet, kendime ait işlerim var.

Eğer düzenli bir işin olmasını isteseydin kamuyu mu özel sektörü mü tercih edersin?

Ben Türkiye’de kamuda da özel sektörde de çalıştım. Mevcut şartlarda düşmanıma dahi kamuyu tavsiye etmem.

Bu tercihi yapmandaki ana etmen nedir?

Türkiye’de maalesef insanlar bilgi, pratik beceri ve eğitimlerine göre değil; “Kime yakın?” “diploması hangi okuldan?”, “siyasi ve dini görüşü ne?” gibi sebeplerle kayrıldığı için kamuda çalışmak kesinlikle mantıklı bir tercih değil.

Gelmiş geçmiş en etkili hacker olarak kimleri sayarsın? Türkiye’nin Edward snowden’ı olmak ister miydin?

Edward Snowden ne pahasına olursa olsun doğru bildiğini yaptı. Türkiye’de genelde insanlar elde ettikleri makam ve mevkilerden diğer insanların özgürlükleri için vazgeçmezler. Bu Türk insanının doğasında yok. Siyasetten, bürokrasiye her alanda bu böyle. O sebepten Türkiye’den Edward Snowden imkanlarına sahip kimse böyle bir şey yapmaz, Türkiye’den bir Snowden çıkmaz.

Etkili hacker olarak isimlerini sayacağım insanların hepsi şu an 30-40 lı yaşlarını geçtiler. Yeni aile,iş sahibi oldular. Kimsenin adını vererek hayatlarına müdahale etmek istemem. Yeni jeneresyondan bazı heyecanlı gençler olsa da geçmiştekilerle kıyaslandığında hiçbirini o kapasitede görmüyorum.

Türkiye’de izlenme, dinlenme faaliyetleri siyasi gelişmeleri dizayn etmek için sık sık gündeme getiriliyor. Devletin gizlü görüşmelerini dinleyip sızdırılmasında içeriğin önemli olduğunu düşünüyor musun?

Görüşmelerin dinlenip kaydedilmesi ve servis edilmesi tamamen yukarıda bahsettiğim koltuk, makam, mevkii ve imkân sevdasından kaynaklanıyor. Kimse doğal yollarla düzgün bir şey yapmadığı için kabiliyetli olan kimseler kendilerini bu şekilde güvence altına almaya çalışıyorlar. Bence çok doğal bir sonuç, hiçbir dinlemeye şaşırmadım.

HAFTALIK SİBER BÜLTEN RAPORUNA ABONE OLMAK İÇİN FORMU DOLDURUNUZ

[wysija_form id=”2″]

İlgili Makaleler

6 Yorum

  1. İyiki de yurt dışına gitmiş… Bunun gibisi yaşadığı heryere zarar.. Kendi fikirleri doğrultusunda hareket edenler, idealist diğerleri şarlatan öyle mi.. Asıl şarlatan ta kendisi…

  2. Taner mi Tamer mi bir adam vardı, beni MİT çağırdı gitmedim vs. diyordu :), bu da ikinci vaka oldu herhalde Allah’ın hırsızı hacker kültüründen ne anlar.

  3. Dr. Randall Price's book "Unholy War- America, Israel, & Radical Islam" is an excellent source of information for those interested in better unaisrtdndeng the historical truth behind the conflict. I could not put the book down. The Arab's and the media's golden rule: "If we repeat the lie long enough and loud enough, they will believe it." Unfortunately they are right.

  4. Hey, Eric, You’ve done so many great things here but I must say the Tape Momentum is a favorite. Barry asked above about the blue bars. I know what an ATR trailing stop is, but I fail to see how blue bars in the lower TM study reflect that. On a 3200 tick chart at 8:32 on 5/20/11 there was a HUGE blue bar and shortly after /es started a 10 point decline, and perhaps I had not noticed previously, but besides that one, there were several more that began at 5:13. Would you please expound a bit on the meaning? Thanks very much.

  5. Sözüne itibar edilip bu siteye koyulması şaşırtıcı.
    Editör hiç bir şeyden haberdar değilmiş.
    Bu adam tam anlamıyla patlak bir balon.
    Hiç bir hack olayı yoktur ve tamamen dolandırıcılıkla (sosyal mühendislik diye adlandırıyor kendisi) iş yapar.
    3-5 satır kod bilir hepsi de o kadardır.
    Elinden en çok gelen şey insan kullanmaktır.
    Sevilip sayılmaz ve değer de görmez. Sempatik veya dikkat çekici konuşmalarla ilgi ve şefkat dilenir.
    Adam sayılamaz bile.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: