Makale & Analiz

Sanal ortamda başımıza ne gelmişse çapkınlıktan gelmiş

FBI’a bağlı olarak çalışan İnternet Suçları Şikayet Merkezi (IC3)  ABD’de halkın İnternet ile ilgili suçları güvenilir bir şekilde bildirmesi ve sektör ile kolluk güçleri arasında iş birliği geliştirilmesi amacıyla kurulan bir merkez.

Kurulduğu 2000 yılında sadece ABD’den şikayet alan IC3, İnternet suçlarının karakteri gereği bugün dünyanın çoğu ülkesinde başı İnternet’te bir belaya karışmış insanların ilk başvurduğu adreslerden biri haline gelmiş durumda. 18 yıldır sıkı şekilde çalışan IC3, bünyesinde topladığı muazzam siber istihbaratı, kamuoyunda farkındalığı artırmaktan uluslararası operasyonlarda işlevsel hale getirmeye kadar birçok alanda kullanılmak üzere ilgili devlet kurumlarıyla paylaşıyor.
IC3’ye yağan şikayetler arasında her türlü İnternet ilintili suça rastlamak mümkün. kara para aklama da, İnternet üzerinden hakaret ve tehdit de IC3’nin ilgi alanına giriyor. Siber terörizm ile ilgili kavram karmaşası siber suçlarda da olduğundan bu tür merkezlerin ilgi alanlarını düzgün tanımlamaları ve misyonlarını yerine getirmeleri açısından kritik önemde. 2003 yılına kadar Internet Fraud Complaint Center adıyla faaliyet gösteren merkez, bu tarihten sonra Internet Crime Complaint Center adını alıyor.
IC3 her sene kendisine gelen şikayetlerin (Sadece ABD’den her sene 100 binden fazla şikayet geliyor) istatistiklerini küresel kamuoyuyla paylaşıyor. Merkezin elde ettiği Türkiye ile ilgili yayınlanmayan fakat ilgili kurumlarla paylaşılan bilgiler, hem Türkiye’de işlenen siber suçların anatomisini anlamak, hem de yapılan/yapılacak farkındalık çalışmaları adına yol gösterici nitelikte.
FBI’ın kurduğu yıllık aidat ile üye olunan IC3 mekanizması özel sektör ve kamu arasında siber suçu engelleme odaklı başarılı bir girişim.
2016 yılında 286 ayrı kişiden 336 şikayet gelirken 2 milyon doların üzerinde maddi kayıp yaşandığı rapor edilmiş.
2017 yılında ise 156 kişi ve/veya kurumdan gelen 351 şikayet sonucunda 11,5 milyon dolarlık bir maddi kayıp meydana gelmiş.
Şikayet eden kişi ya da kurum sayısı düşerken yaşanan maddi kaybın ciddi oranda artması üzerinde düşünülmesi gereken bir nokta. Sanıyorum ilgili kurumlarımızda ABD’li yetkililerle bu konuda temas halindedir. Tabi 2017 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran başta WannaCry olmak üzere fidye yazılımların bu artışta önemli bir faktör olduğu değerlendirmesi yapılabilir.
İki yıl arasına sadece IC3 rakamlarına bakıldığında ABD’de yaşanan maddi kayıplarda yaklaşık yüzde 10’luk artış varken, İngiltere’de (WannaCry’ın en fazla zarara uğrattığı ülkelerin başında geliyor) zarar 34.7 milyon dolardan 46.6 dolara yükselmiş.
2017’de Türkiye’den gelen şikayetler, suç çeşitlerine göre incelendiğinde ise en çok dolandırıcılığın yapıldığı suç alanı güven sahtekarlığı ve romantik ilişkiler olmuş. Bu satırları okuyanların ‘eh yani’ deyip tahmin etmekte zorlanmadıklarını ifade ettiklerini duyar gibiyim. Sahte profillere kanma, iki fotoğraf birkaç iltifatla tav olmaya çok yatkınız millet olarak heralde.
Çapkınlık, hadi duygusal ilişki diyelim, 2007’deki 351 şikayetin neredeyse üçte birini (120 şikayet) teşkil ederken, siber suçlulara kaptırılan paranın yarısından fazlasını (yaklaşık 7 milyon dolar) oluşturuyor. Duygusal sahtekarlıktan mağdur olanlar 30-39 yaş aralığında bulunuyor. Mağdurlar arasında 60 yaşını aşan kişilerin de yer aldığını not etmeden geçemeyeceğim.
Bu arada Türkiye’den IC3’nin web sitesine (www.ic3.gov) erişim sağlanamıyor. Yüzlerce insanımız Türkiye’de yaşadıkları siber mağduriyetleri FBI’a bildirme konusunda onlara bir zorluk daha neden çıkartılmış bilen varsa yoruma yazarsa çok sevinirim.

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

Hiç bir haberi kaçırmayın!

E-Bültenimiz ile gelişmelerden haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: