Teknoloji

5G, yeni ‘Soma felaketlerini’ engelleyebilecek mi? 

Teknoloji dünyası 5G olarak anılan 5. nesil internetin getireceği yeniliklere kilitlenmiş durumda. Sadece teknoloji sektörü değil ülkelerin düzenleyeceği 5G ihaleleri jeopolitik çekişmelerin yeni adresi haline geldi.

Öyle ki, 5G ihalesine hangi firmaların girip girmeyeceği Batı dünyası başta olmak üzere bir çok ülke tarafından küresel güvenlik meselesi olarak görülüyor. İdeolojiler üzerinden ayrışmanın yaşandığı Soğuk Savaş benzeri bir kutuplaşma, genelde dijital teknoloji üstünlüğü özelde ise 5G teknolojisinin merkezine alan başka bir küresel ayrışmaya neden oluyor. 

Siyaset ve güvenlik tartışmalarının gölgesinde kalması 5G teknolojilerinin ekonomiye ve yaşamımıza getireceği yeniliklerin yeterince tartışılmasının önüne geçiyor. Üstelik 5G’nin olanak sağlayacağı devrimsel yenilikler iş yapış biçimlerini büyük ölçüde değiştirecek. Yaklaşan fırtınaya karşı zihinsel, finansal ve yapısal hazırlıkların tamamlanması için konunun tüm boyutlarıyla gündeme getirilmesi gerekiyor. 

5G ile nelerin değişebileceği ile ilgili başarılı örneklerin bulunduğu ülkelerin başında şüphesiz Çin geliyor. Çin’de 5G teknolojilerinin kullanım alanları lojistikten sağlığa kadar farklılık gösteriyor.

5G SİHİRLİ DEĞNEK DEĞİL

Uzmanların önemle altını çizdiği bazı noktalar var. Bunların en başında 5G’ye bir sihirli değnek’ muamelesi yapılmaması gerektiği geliyor. 5G’den optimum seviyede yararlanılabilmesi için bu teknolojileri hayata geçirecek paydaşların oluşturduğu bir ekosistem gerekiyor. Bu açıdan 5G altyapısı bir otobana benzetiliyor. Altyapı sağlayıcı yolu açıp, asfaltı döşüyor. İşin geri kalanı operatörlerden, özel ağ sağlayıcı vendorlere ve 5G teknolojilerini geliştiren start-up’lara kalıyor.

YURDU FİBER AĞLARLA ÖRMEZSEK 5G’NİN BİR ANLAMI YOK

5G altyapısının önemli gerekliliklerinden bir tanesi fiber-optik hatlar. Türkiye her ne kadar 5G’ye geçeceğine dair iddialı açıklamalar yapsa da, ülkede döşenmiş fiber optik hatlarla ilgili bilgiler maalesef açıklamaları desteklemiyor. BTK’nın yayımladığı 2020’nin son çeyreğine dair pazar bilgilerini paylaştığı rapora göre, Türkiye’de toplam 424.915 km fiber hat döşenmiş durumda. 

Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9’luk bir artış olsa da, uzmanlar 5G’nin kullanıma açılabilmesi için en az 1 milyon km’lik fiber hattın döşenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Üstelik bu rakamlar da tartışmaya açık. Döşenen kabloların ne kadarı ana omurga için ne kadarı dağıtım için harcandığı da 5G için önemli kriterlerden bir tanesi. Eğer stratejik olarak bir karar alınıp, ‘yurdu fiber ağlarla örmezsek’ 5G ancak popülist siyasi söylemin bir parçası olur iş dünyasında ve hayatımızda beklenen etkiyi göstermez. 

KABLO ÇEKMEKLE İŞ BİTMİYOR

5G’nin önceki nesil internet altyapılarından farkı internet hızı ve taşınabilecek veri kapasitesinin neredeyse 100 kata kadar artacak olması. Diğer bir deyişle gerçek zamanlı olarak yapılabilecek hizmetlerin sayısında muazzam bir artış bekleniyor. Bugün için sıklıkla rastlamadığımız robotik ve VR teknolojileri günlük hayatımızın birer parçası haline gelecek. 

Tabi bunların hepsi 5G teknolojisini hayata geçirebilecek vizyona ve yatırıma sahip sektörlerde olacak. 

Çok paydaşlı bir ekosistem üzerine kurulacak 5G teknolojileri doğası gereği sadece bir paydaşın işini iyi yapmasının başarılı sonuçları garanti etmeyeceği bir dünya. Altyapı sağlayıcı çok iyi çalışabilir, devlet ve özel sektör fiber optikleri çekebilir ama iş burada bitmiyor. 

5G’yi bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendirecek vizyona sahip şirketler ya kendi bünyelerinde gerçekleştirecekleri inovasyonla ya da bu konuda çalışan start-up’larla kurulacak ciddi işbirlikleri ile (sadece sırt sıvazlama ile değil) 5G fırsatlarını değerlendirebilecekler. 

SAĞLIKTAN MADENCİLİĞE HER SEKTÖR DÖNÜŞEBİLİR 

Daha önce güvenlik riski nedeniyle uzaktan yapılamayan işler veri taşıma kapasitesinin artmasıyla uzaktan yapılabilir hale gelecek. Çin’de yaygınlaşan 5G teknolojisi ile doktorların uzaktan ameliyatlara katılmaları gündemde. Hatta hayvanların denek olarak kullanıldığı uzaktan ameliyatlara başlandı. 5G teknolojileri ile iş güvenliği riski azalacak verimlilik artacak. 

5G teknolojilerinin kullanım alanlarından bir tanesi de madenler olacak. Çin’de bazı madenlerin 5G teknolojisi ile dijitalleşmesi gerçekleştirilmiş durumda. Madene özel olarak kurulan veri ağ ile otomasyon ve uzaktan çalışma kapasitesi artırılmış. Böylece madendeki insan hayatını tehlikeye atabilecek riskler büyük ölçüde azalmış oluyor. 

5G teknolojisinin hayata geçtiği madendeki görüntüleri izleyince aklıma Soma’da yaşanan maden faciası geldi. 2014’te meydana gelen kazada tam 301 maden emekçisi hayatını kaybetmişti. 

Modern bir şekilde ağ yapısının geliştirildiği birçok tehlikeli işin otomasyon ve robotlarla çözüldüğü, işçilerin ekran başında ferah ortamlarda çalıştığını görünce insan sormadan edemiyor. 5G gelecekte yaşanması muhtemel yeni maden facialarını engelleyebilir mi?

 

 

Hiçbir haberi kaçırmayın!

E-Bültenimiz ile gelişmelerden haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: