Tayvan’ın pandemiyi hackleyen Dijital Bakanı: Audrey Tang

2020 yılının Şubat ayının başlarında, Tayvan’da maske tedarik problemi yaşanıyordu. Yazılım mühendisi olan Howard Wu sosyal medya hesabındaki mesajlarda Covid-19 sebebiyle stres seviyesindeki artışı gözlemledi. Tayvan’ın en popüler mesaj uygulaması olan LINE’da insanlar hangi yerel mağazalarda maske stokunun olup olmadığını bildiren anlık mesajlar alıyordu. Yalnız başlayan bir günün ortasında Wu’nun aklına parlak bir fikir gedi. Mesajlaşma uygulamasından gelen kaynağı belirsiz mesajları koordine etmek için Google Haritalar’ı kullanarak içerisinde maske stoku bulunan marketleri ‘’yeşil’’ stoku biten mağazaları ‘’kırmızı’’ olarak gösteren internet sitesi hazırladı.

O zamanlar Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) küresel bir pandemi kararını vermesine daha 1 ay kadar zaman vardı. Ancak Aralık ayı sonlarına doğru Wuhan’daki vakalara dair bilgiler sosyal medya üzerinden yayılmaya başlamıştı. Tayvan ise Covid-19’a karşı dünyanın en başarılı seferberliklerinden birini organize etmek için tüm kurumlarıyla çalışıyordu. Şubat ayında Wuhan’da her gün düzinelerce ölüm bildirilirken Tayvan yüksek alarma geçmişti ve Wu’nun maske haritası popülerleşmeye başlamıştı.

GOOGLE’DAN GELEN SÜRPRİZ FATURA

Fakat ortada bir aldatmaca vardı. Bir geliştirici Google Haritalar’ı bir web uygulamasına entegre ettiğinde, haritanın kullanıcılar tarafından erişildiği her 1000. sefer için Google birkaç dolar ücret kesiyordu. Site yayına açıldıktan sonraki ilk günün öğlesinde, Wu 2000 dolarlık bir fatura aldı. Ertesi gün toplam miktar 26.000 dolara fırlamıştı. Wu, sivil teknoloji sektörüyle popüler olmuş halka açık olan ve hackerların iş birliği yaptığı HackMd’ye gönderdiği bir belgede şöyle diyordu: “Bu şekilde devam etmek kabul edilebilir değil.”

TAYVAN’IN DİJİTAL BAKANI AUDREY TANG WU’DAN ESİNLENDİ

Tayvan’ın dijital bakanı Audrey Tbag, Tang Wu’nun haritasına atlayan binlerce insandan biriydi. Gülerek “Faturalarına katkıda bulundum sonra da işe gittim” diyor.

Tang, açık veriye, açık yönetime ve sivil toplum-hükümet iş birliğine inanan teknoloji  insanı. Wu’nun maske uygulaması Tang’a düşüncelerini uygulaması konusunda bir yol sundu. Maske haritasının viral olmasının ertesi günü Tang, ülkenin maske sistemini iyileştirmenin yollarını aramak için Tayvan başbakanıyla bir araya geldi. Tang’ın önerisi, Tayvan’ın Ulusal Sağlık Sigortası’na  (NHI) bağlı eczanelerin stoklarını hükümetin düzenlemesiydi. Böylece gerçek zamanlı olarak NHI’ın veri tabanında hangi eczanelerde stok olup olmadığına hızlı bir biçimde erişilebilecekti. Tayvan vatandaşlarının daha doğru ve kapsamlı verilere kolayca ulaşabilmesi için NHI’ın tüm verilerini halka açmasını önerdi.

Öneri kabul edilmişti. Daha sonra Tang, yeni izleme sisteminin haberini Tayvan’ın sivil teknoloji korsanlarının uğrak bir kanalına gönderdi. Onları verileri almaya ve istedikleri gibi geliştirmeye davet etti. Böylece Tang için bu portal, sistemin gittikçe yayılmasına ve geliştirilmesine olanak sağlamış olacak ve herkesin katılımını sağlayacaktı.

TAYVAN VE TANG TEKNOLOJİNİN KULLANIMI KONUSUNDA FARKLI BİR NOKTADA

Tayvan ve Audrey Tang, internet ve dijital teknolojinin yükselişiyle oluşan ABD ve Çin’deki gibi teknolojik olarak gözetlemeci ve sansürcü uygulamalarının tam tersi olarak daha açık, hesap verilebilir, dijital araçların daha efektif ve insanların yeteneklerini sergilemeleri için bir alan olarak görmesiyle tüm dünyada farklı bir yere sahip.

Gelecek Enstitüsü’nden Nick Monaco “Tang açıkçası ilham veriyor. Tayvan bu araçların insanlığa hizmet etmek için kullanılabileceğini herkese gösterdi” diyor.

O halde karşımıza şu soru çıkıyor ; Tayvan’ın modeli başka ülkelerde de başarılı olabilir mi yoksa bu başarıyı sağlamak Tayvan’ın kendi kültürüne mi özgü?

HARİKA ÇOCUK AUDREY TANG

Tang 1981’de doğuştan kalp kusuru ile doğdu ve doktorlar öfkesini ve duygularını kontrol altında tutmanın zorunlu olduğunu söylüyordu. En eski anılarından biri, kalp atışını sabit tutmak için tasarlanmış Taoist meditasyon ve nefes alma tekniklerini uygulamak olduğunu söylüyor. İlkokula başlayan Tang, Tayvan’daki devlet okulunun yaşam, sağlık sorunları ile mücadele eden utangaç bir çocuk için gelişime uygun olmadığını söylüyor. Tang düzenli olarak zorbalığa uğradığını ve alay edildiğini ekliyor. Tayvan basını tarafından düzenli olarak 180 IQ ile harika bir çocuk olarak adlandırılan Tang, 8 yaşında bilgisayar programlamaya adım atıyor, 12 yaşına geldiğinde ise bir programlama dili olan Perl’de kod yazmaya başlıyor. 15 yaşına geldiğinde ise 10 Perl korsanından oluşan bir ekibin önderi olarak kendi işletmesini kuruyor. Perl Vakfı’nın eski müdürü Allison Randal, Tang için “İnsanların daha iyi işler yapmasına, birbirlerini destekleyen, sağlıklı topluluklar inşa etmek için daha iyi olmaya çabalamasıyla herkese ilham verdiğini” söylüyor.

2005 yılında cinsiyet değiştirmenin ona “kırılganlık” verdiğini ancak toplum baskısına uğramadığını anlatıyor. Tayvan basını da trans kimliğinden dolayı Tang ile gurur duyan haberler yapıyor. Bu arada bir not olarak eklemek de fayda var: Tayvan (Asya ülkelerinde bir ilk olarak) 2019 yılında aynı cinsiyetten evlilikleri yasallaştırdı.

YENİ BİR DİJİTAL ÇAĞIN İLK ADIMLARI

Tang, 2014 yılında sivil katılım üzerine odaklanmaya başlıyor. Ayçiçeği İşgali’nde protestoculara teknik destek sağlıyor. 2016 yılında Demokratik İlerici Parti hükümetinin seçilmesinden önce Kuomintang veya KMT olarak da bilinen Milliyetçi Parti’nin dijital bakanı Jaclyn Tsai, Tang’dan Uber’in nasıl düzenlenebileceğiyle alakalı yardım istiyor. Bu durum Tang için açık kaynaklı yazılım araçlarıyla sivil toplumun “kolektif istihbaratı” dediği şeye oturan vTaiwan’ın yaratılmasına yol açıyor.

2016 yılında Demokratik İlerici Parti yönetimi Tang’ı hükümetin dijital bakanı olarak atıyor. Bu olay en genç kabine üyesi olarak internet üzerinden gelişen Tayvanlı bir neslin hükümet arenasında somutlaşması olarak görülüyor. Tang’ın özgür ve açık kaynak kodlu yazılım hareketlerini toplumun ilerici bir şekilde yeniden örgütlenmesi fikrini oturtması için bir fırsat oluyor. Tang yeni bir dijital çağ başlatma konusunda bir adım daha atıyor.

Tayvan’ın Covid-19’un olağanüstü başarılı bir şekilde yönetmesinin ardından Tayvan’ın uluslararası profili yükseliyor.

Akıllara ise şu soru düşüyor: Tayvan’ın sırrı neydi ve başarısını nasıl çoğaltabiliriz?

Audrey Tang’ın yaklaşımına yakından bakıldığında ortaya net temalar çıkıyor. Açıklığı ve şeffaflığı teşvik etmek hem karşılıklı güveni hem de hükümet ile halk arasında uyumlu bir sürecin işlemesini sağlıyor.

Böylece sorulması gereken soru güveni tesis etmek için dijital araçların nasıl kullanılacağı oluyor.

Tang, Tayvan’da işleyen karşılıklı güvenin Ayçiçeği İşgali ruhuyla alakalı olduğunu ve Ayçiçeği İşgali hükümet ile hark arasındaki güveni yeniden tesis ettiğini düşünüyor. Tang’a göre Ayçiçeği İşgali hükümet ile halk arasında yeni bir ilişki başlatıyor.

AYÇİÇEĞİ İŞGALİ

Ayçiçeği İşgali, Çin’le uzun süredir devam eden gerilimlerle beraber kimliğini oturtamayan Tayvan’da, hükümetin Çin’le yürürlüğe koymak istediği 21 ticaret anlaşmasıyla ortaya çıkıyor. Çin’in Tayvan üzerinde daha fazla tahakkümü anlamına gelen bu anlaşmalar insanları tedirgin ediyor. Ülkede basın ve ifade özgürlüğü gittikçe kısıtlanıyor. Hükümet muhalif sesleri bastırıyor. Gençlerin gelecekleriyle ilgili ciddi endişeye düşmesiyle, 2014’ün Mart ayında gençler, Tayvan meclisini şeffaflık, özgürlük ve demokrasi talepleriyle işgal ediyor.

“Parlamento işgalinden sonra kimse ölmedi. Buna katılan herkes bir şeyleri değiştirmeye kaba da olsa çoğu konuda fikir birliği üretmeye daha istekli olduğunu gördü. Bunu fark ettik ve daha sonra yönetimi yeni siyasi yetkilerle, yeni toplumsal normlarla ve insanların beklentilerine uyacak şekilde yeniden inşa ettik. Bir anlamda, işgalin ortaya çıkardığı enerjinin bir ürünüyüz” diyor Tang.

TOPLUMDA KOLEKTİF BİLİNÇ OTURUYOR

Tang maske uygulamasının, Tayvan’da gelişen kolektif bilinçle hareket eden bir proje olduğunu düşünüyor. Hükümet, insanların NHI verilerine erişmeyi kötüye kullanmayacağına güveniyor ve bu insanlar bu güveni Howard Wu’nun ilk denemesinin çok ötesine geçen daha kapsayıcı özellikler eklemek (örneğin sağırlar için ses yardımı özelliği) gibi şeyler yaparak hükümetle iş birliği içine giriyor. “Bu tür katılımcı mekanizma bir kural haline gelirse, o zaman toplumsal yaşamda bir değişiklik göreceksiniz ve insanları bir şeyleri kendi yararına kullanmaktansa diğerleriyle nasıl iş birliği yapacaklarını düşünmeye başlarlar” diye ekliyor Tayvanlı bakan.

Bugün ABD gibi kutuplaşmış bir toplumda böyle bir toplum biçiminin olup olmadığını sorgulayabiliriz. Ama bir şey çok net ortada; sivil teknoloji uygulamalarının işe yaraması için “katılmaya istekli ve iş birliğini yaşamının bir parçası haline getiren” vatandaş kitlesine ihtiyacınız var.

MEI-CHUN LEE

UC Davis’te bir antropoloji öğrencisi olan Mei-Chun Lee, Tayvan’ın hacker toplulukları üzerine tezini yazmakta. Ayrıca Tayvan’ın sivil teknoloji sektöründe örgütlü bir yapıya sahip olan “g0v” topluluğunun emektarlarından biri.

Tayvan’da internetin gelişimiyle birlikte sosyal meselelere değinmek isteyenlerin açık kaynak programcıları topluluğu olduğunu söylüyor. Topluluğun öne çıkan özelliklerinden birini “Tayvan’daki sivil bilgisayar korsanları ellerini kirletmeye isteklidir böylelikle Tayvan’da hem hükümetle iş birliği yapmak hem de hükümete direnmek çok harika oluyor” diye anlatıyor.

AÇIK KAYNAK KULLANIMI YAYGINLAŞIYOR

g0v topluluğu, Tayvan’daki açık kaynak kullanmanın, demokrasinin ve internetin kesiştiği en parlak nokta olarak duruyor. Tayvan hükümetinin şeffaflığından memnun olmadıkları için 2012 yılında bir grup programcı tarafından kurulan g0v, kendisini “kamu yararına teknolojiyi kullanmayı amaçlayan ve sivil bilgileri koordine etmek için kolay erişim sağlamayı amaçlayan topluluk” olarak tanımlıyor.

Ayçiçeği İşgali’ni takip eden yıllarda g0v üyeleri kendilerini hükümet süreçlerini halka daha şeffaf bir şekilde anlatmaya adıyorlar. Örneğin Budget.g0v.tw, Tayvan hükümetinin resmi bütçe bakanlığı internet sitesinin bağımsız bir sürümüdür.

g0v’den çıkarılan sivil teknoloji aktivizminin bir başka örneği de gönüllü denetmenleri birliği olan Co-Facts oluyor. Tayvan’ı bağımsız bir ulus olarak kabul etmeyen Çin’le on yıllardır süren gerilim nedeniyle, dünyanın geri kalan hükümetlerinden daha fazla dezenformasyona maruz kalan Tayvan’da Co-Facts dezenformasyonuna karşı mücadele veriyor.

KALABALIKLARI BİRBİRİNE BAĞLAYAN ARAÇLAR vTaiwan, Pol.is ve Join

vTaiwan ise Audrey Tang’ın “katılım alanı” oluşturmadaki ilk ayağı oluyor. vTaiwan bugüne kadar birçok düzenlemede hükümet için konuşlandırılmış. Tamamen devlet tarafından yönetilen ve aynı zamanda Tang tarafından denetlenen Join adında benzer bir girişim ise 23 milyonluk bir ülkede 10,5 milyon ziyaretçi kaydetmiş.

Join ve vTaiwan, tartışmalı konular üzerinde fikri birliği geliştirmek için en iyi mekanizma olarak tanımlanan açık kaynaklı bir yazılım programı olan Pol.is üzerine kurulmuş. Kuruculardan Colin Megill “Pol.is, kalabalıkları birbirine bağlayan bir araç” diyor. Megill, bölünmeden ziyade uzlaşma alanlarını bulmak için “yeni yöntemlerin” uygulanabileceğine inanlardan biri ve Pol.is’in “gündem belirleme gücünü halka geri verdiğini” söylüyor.

Pol.is, geleneksel internet ortamında beslenen kutuplaşmaya karşı bir panzehir olarak düşünülüyor. Tang’ın Pol.is’te en sevdiği özellik ise Pol.is’te cevap düğmesinin olmaması. Yapabileceğiniz tek şey belirli bir konuyla ilgili bir beyanı kabul etmek veya katılmamak. Örneğin, Tayvan’da referanduma gidilmeli mi gidilmemeli mi?

Cevap butonlarının, yanıltma haber yayarak toplumsal tahribat yaratmaya yönelik çaba sarf eden trollere bir davetiye olduğunu söyleyen Tang, katılım yalnızca onay ve onaylamama ile kısıtlanırsa trollerin ilgilerinin kaybolacağını ekliyor. Tang Pol.is’in başarısının “kaba görüş birliği” yaratmasıyla alakalı olduğunu söylüyor.

 KABA FİKİR BİRLİĞİNİN ÖNEMİ

Tang “kaba fikir birliğinin o kadar da güçlü olmadığını, programcıların bir kod yazıp daha sonra tartışmayı bırakabileceği bir şey” olduğunu düşünüyor. Ancak bu tür kaba fikir birliği Tayvan normlarının şekillendirilmesinde anahtar olduğu, insanların toplumsal olarak birlikte yaşaması için ortak konularda anlaşmasını sağladığı için önemli olduğuna inanıyor. Herkesin her zaman aynı tarafta olmasına gerek olmadığını da ekliyor.

Gelecek Enstitüsü’nden Nick Monaco “Vatandaşların önderliğinde sivil toplumun, demokratikleşmeye teknolojiyle entegre olması açısından Tayvan’ı en canlı sivil teknoloji sektörü” olarak tanımlıyor.

Peki bu tam olarak nasıl oldu?

TAYVAN’DA DEMOKRASİ İNTERNET İLE BİRLİKTE GELDİ

1987’de Tayvan’da sıkıyönetimin sona ermesi, dünyanın en büyük bilişim merkezi IBM’nin kişisel bilgisayarlar konusunda hızla yayılması Tayvan’ın bilgisayar konusunda gittikçe gelişmesiyle kabaca aynı döneme denk geliyor.

Benzer şekilde, serbestçe tartışılan ilk cumhurbaşkanlığı seçimi, 1996’da (aynı yıl Tang ortaokuldan ayrıldı), internetin ana akım bir fenomen olarak ortaya çıkmasına denk geliyor. Tayvan’da kamu yararına çalışan çok fazla sivil bilgisayar korsanının olmasını Tang “Tayvan’da demokrasi ve internetin birlikte gelişmesiyle alakalı’’ diyerek açıklıyor. “Bizim için internetten önce demokrasi yoktu, Demokrasi internet ile birlikte geldi.”

“Demokrasinin kendisi bir teknolojidir” diyen Tang, 1991’den 2005’e kadar anayasanın yedi değişiklik geçirdiğini ve bunun kendilerine “anayasanın bile bir sosyal teknoloji olduğunu” gösterdiğini söyleyen Tang böylelikle aynı bilgisayar kodları gibi anayasayı da farklı şekillerde yeniden yazabiliriz düşüncesini ön plana çıkardığını söylüyor.

ASIL İTİCİ GÜÇ ÇİN KORKUSU

Chiang Kai-shek liderliğindeki Milliyetçi KMT hükümetinin Çin İç Savaşı’nı komünistlere kaybetmesinden bu yana Çin ve Tayvan arasındaki gerginlikler devam etti. On yıllar boyunca hem Tayvan’ın KMT’si hem de Çin’in ÇKP’si kendilerini her iki devletin yasal yöneticisi olarak görüyordu.

Tayvan siyasetini inceleyen Stanford’dan Kharis Templeman’a göre, Tayvan’ın kendini görme biçiminde önemli bir değişiklik, son on yıllarda gelişti. “1996’dan beri herkes, Tayvan merkezli bir eğitim müfredatı altında eğitim gördü, Çin’in bir parçası olmayan yeni bir eğitim” diyor. “Çin’den kaynaklanan tehdide karşı hayatlarını savaşmak, mücadele etmek için harcaması gereken bir şey olarak gören birçok genç var’’ diyerek ekliyor.

Asıl itici gücün, Mei Chun Lee’nin Tayvan’ın ‘en hırslı komşusu’ dediği Çin korkusu olduğu fikri ön plana çıkıyor. Audrey Tang ve Mei-chun Lee’nin nesli için Çin’in Tayvan’ın fiili bağımsızlığına karşı gittikçe artan düşmanlığı hem net bir eyleme hem de teknolojinin nasıl kullanılmaması gerektiğine dair sürekli bir hatırlatma olduğunda hemfikir. Tang “Siyasi tartışmalarımızın çoğu Çin’in olmamasına bağl” diyor.

TANG’A YÖNELİK ELEŞTİRİLER

Tang’ın dijital bakan olarak atanması hükümetin Ayçiçeği İşgalcileriyle olan uyumunun bir sembolü olarak görülüyor. Yönetimde önemli bir yüz olarak görünen Tang için Templeman “Eğer yönetim sivil toplumla etkileşime girmeye hazır olmasaydı Tang bu pozisyonda olmazdı” diyor. Tang bir lider gibi davranmayı reddettikçe zaman zaman g0v üyelerini hayal kırıklığına uğratıyor. Tang’ın insanları ortak noktalarda buluşturma fikrini hoş bir şey olarak görse de insanların Tang’dan emir vermesini istediklerini söyleyen Lee hükümetin bazı işlerini gerçek anlamda kamuya açmadığını ve Tang’ın bu konuda harekete geçmesini istese de Tang’ı hükümet içerisindeki şeffaflığın önemli bir değeri olarak görüyor.

Tang’ın sivil toplumla kurduğu bağın çok doğru olduğunu söyleyen Waligora tek taraflı emir vermek bu bağlamda insanlara hitap etmeyeceğini düşünüyor.

İNSANLARA KATILABİLECEKLERİ ALANLAR YARATMAYA BAŞLAYIN

Tayvan’daki insan yararına kullanılan teknolojinin başka ülkelerde uygulanılabilir olup olmadığı konusunda Tang, insanlara şu cümlelerle tavsiye veriyor; “Benim öncelikli önerim, her işe küçük küçük başlamak ve kimseye bir şey tembihlememek. Uzun konuşmalar yapmayın ve insanlara katılabilecekleri alanlar yaratmaya başlayın.”

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

 

Oğuzcan Balyemez

Hacettepe Üniversitesi'nde Fransız Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi, hobi olarak film çeviriyor
Oğuzcan Balyemez

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Oğuzcan Balyemez

Hacettepe Üniversitesi'nde Fransız Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi, hobi olarak film çeviriyor
Oğuzcan Balyemez