“Makinelerden çok insanlardan endişeliyim”

Sinemalarda kötü niyetli robotların dünyayı ele geçirdiği filmler ile birlikte birçok kişi yapay zekanın insan hayatı üzerindeki etkisinden endişe ediyor.

Yapay zeka ve mühendislik uzmanı Profesör Zoubin Ghahramani ile insan ve yapay zekayı, öğrenen makinaları ve yapay zeka ile bizi nasıl bir gelecek beklediğini Deutsche Welle’ye anlattı.

  • Profesör Ghahramani, yapay zeka ve öğrenen makinalardan bahsetmeye başlamadan önce, bize insan zekasının ne olduğunu anlatabilir misiniz?

Zoubin Ghahramani: “Zeka” kelimesini duyduğumuzda genelde bireyler arasındaki zeka farklılıklarını düşünüyoruz, ancak aslında sorulması gereken soru “bizi hayvanlardan, bitkilerden ve bilgisayarlardan ayıran nedir?” olmalı. Evrim, insanları bazı konularda becerikli, bazılarında da eksik hale getirdi. Ayrıca her birey birbirinden farklı. Genellikle iyi olduğumuz alanlarda “zeki” tanımını kullanıyoruz. Bence bu diğer hayvanlara ve bilgisayarlara haksızlık.

İnsanlık olarak özel olduğumuzu düşünüyoruz. Bir şeyi kavramaya başladığımız anda o konudaki gizem perdesinin aralandığına inanıyoruz. Örneğin satrancın, zekanın doruk noktası olduğuna dair bir inancımız bulunuyordu. Daha sonra bu oyun yapay zekanın en çok ilgilendiği alanlardan birisi haline geldi ve 1997 yılında dönemin Dünya Satranç Şampiyonu Garry Kasparov IBM tarafından geliştirilen “Deep Blue” isimli bilgisayara yenildi. O andan itibaren bir bilgisayarın satranç oynayabildiğini öğrendik ve bir anda “gerçek zeka bu değil” yaftasını yapıştırdık.

  • Yapay zeka ile öğrenen makinalar arasındaki ayrımı nasıl yapıyorsunuz? Ve zeki bir makinayı nasıl tanımlarsınız?

Ghahramani: Bilgisayarları icat ettiğimizden bu yana onları nasıl daha zeki hale getiririz diye düşünüyoruz. İlk başta, kurallar koyarak ve bilgisayarların bu kurallara bağlı kalarak mantık yürütmesi ile onları daha zeki hale getirebileceğimizi düşündük.

Öğrenen makinalar ise yapay zeka araştırmalarından uzaklaşan bir grup insanın bilgisayarlara daha fazla kural yüklemek istememesi sonucu oluştu. Bu gruptaki kişiler, bilgisayarların verilerden ve bu verilerin bir araya gelmesi ile oluşan şablonlardan öğrenmesini istediler. Örneğin bir bilgisayarın kedi ve köpek arasındaki farkı anlamasını istiyorsunuz. Bana kalırsa hiçbir insan oturup bununla ilgili bir takım kurallar koymak suretiyle kedi ile köpek arasındaki farkı öğrenemez.

Aynı şekilde makinalar nasıl öğreniyor? Makinalara, üzerinde “kedi” ve “köpek” etiketleri olan milyonlarca resim yüklüyorsunuz. Sonrasında da zaman içerisinde daha fazla öğrenebilecekleri metotlar geliştiriyorsunuz. Makinalar işte böyle öğreniyor. İlk etapta makine, resimleri ayırt etme ve tanımlama konusunda hata yapıyor, ancak zaman içerisinde daha iyi hesaplamalarla birlikte performansını arttırıyor. Nihai olarak da verdiğiniz resimdeki hayvanın kedi mi yoksa köpek mi olduğunu size söylüyor. Ve gün gelecek, İngilizce’den Fransızca’ya çeviri yapacaklar, konuşulanları anlayacaklar ve hatta araba kullanacaklar.

  • Birçok kişi yapay zekadan korkuyor. Sizce yapay zekanın insanlık üzerindeki etkisi ne olacak?

Ghahramani: Yapay zeka hayatımızın birçok alanını etkileyecek. Tarım Devrimi, Sanayi Devrimi ve Bilgisayar Devrimi’nde yaşananlara benzer bir şekilde, insanlık tarihindeki dönüm noktalarında olduğu gibi bir etkisi olacak. Örneğin Sanayi Devrimi’nde elde üretilen birçok ürün, buhar makinasının devreye girmesiyle birlikte otomatik bir şekilde üretile hale geldi. Bilgisayar Devrimi de muhasebe gibi karmaşık mekanik hesaplamalar için otomasyon sağladı.

Bizim yapay zekada gördüğümüz şey ise, bir şablon üzerinden tanımlama yapmasının ve karar almasının otomatik hale gelmesi. Bu özelliklerin birçok alanda olumlu etkisi olabilir. Örneğin tıp alanında sağlayacağı faydaları bir düşünün: Tıbbi görüntüleme ile elde edilen fotoğrafları analiz eden algoritmalar ile daha hızlı, ucuz ve doğru bir şekilde çeşitli hastalıklara tanı koyulabilir; genetik verilerde çeşitli şablonlar gözlemlenebilir ve tedavi süreçleri kişiselleştirilebilir.

Yapay zekanın kentleşme üzerinde de dönüştürücü bir etkisi olacaktır: Sürücüsüz arabalar otomobil sahibi olmayı gereksiz hale getirecek; ulaşım daha ucuz, çevreye daha duyarlı ve kapıdan kapıya olacak ve otoparklar zaman içerisinde yok olacak. İnsanların bir yerden başka bir yere ulaşımı sırasında çalışmalarına olanak sağlanmasıyla birlikte tüm kentlerin doğası değişecek ve hepimizin daha fazla vakti olacak.

Ancak yapay zekanın, özellikle sosyal bir takım huzursuzluklar yaratacak olmasını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Genel olarak bir süreç daha verimli ve etkin hale geldiğinde, o süreç etrafında gelişen istihdam ilişkileri de değişiklik gösteriyor ve bu durum, insanların artık o iş kollarında çalışmasının gereksiz hale gelmesiyle sonlanıyor. Böyle bir senaryoya karşı hazır olmalıyız, çünkü teknolojik ilerlemeyi durduramayız. Uzun vadede yapay zeka herkesin yaşam standardını, üretkenliğini ve sağlığını iyi yönde etkileyebilir. Ancak diğer yandan yapay zekanın eşitsizlik yaratmasına engel olmalı ve faydalarını eşitlikçi bir şekilde yaymalıyız.

  • Konusu açılmışken, artan yapay zeka kullanımından dolayı toplumların yaşadığı en büyük korkulardan birisi  işsizliğin artması ve işçilerin gereksiz hale gelmesi olarak öne çıkıyor. Sizce bu yerinde bir korku mu?

Ghahramani: Bu soru üzerinde çalışan birçok kişinin vardığı sonuca göre tüm iş kolları ortadan kalkmayacak, sadece bazı alanlarda otomasyon artacak. Nihai olarak bazı iş kollarının yok olmasından bahsedebiliriz, ancak ben yapay zekanın insanların yerine geçmesinden ziyade, onlara daha fazla güç bahşedeceğini düşünüyorum.

Günümüzdeki yaşantımızı yüz yıl öncesi ile karşılaştırdığımızda benzer süper güçlerimiz olduğunu görebiliriz: Dünyanın bir noktasından başka bir noktasına birkaç saat içinde uçabiliyor, her yerden insanla konuşabiliyor, daha önceden hiç adım atmadığımız kentlerde yönümüzü bulabiliyor ve cebimizden çıkardığımız aygıtlarla birçok dilde bilgiye anında ulaşabiliyoruz. Ben yapay zeka ile üreteceğimiz araçların bize benzer süper güçler vereceğini düşünüyorum.

Ancak burada sorulması gereken anahtar soru bu süper güçleri nasıl kullanacağımızla ilgili. Bu süper güçleri herkesin hayatını daha iyi hale getirmek için mi kullanacağız, taşımacılığın verimini mi arttıracağız, insanları daha sağlıklı hale mi getireceğiz, küresel mutluluğu mu tesis edeceğiz ya da savaşları mı engelleyeceğiz? Yoksa bütün bu süper güçleri insanlığa ve dünyaya zarar vermek için mi kullanacağız?

Aslına bakarsanız ben makine tarafından ziyade insan tarafından daha çok endişe ediyorum. Çünkü yanlış ellere geçen her türlü teknoloji kötü amaçlara alet edilebilir. Ve böyle bir ihtimale karşı her zaman tetikte ve korumada olmamız gerekiyor.

Zoubin Ghahramani İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde Bilgi Mühendisliği öğretim üyesi ve Uber uygulamasının bilim insanı ekbinin lideri.

Kaynak: DW 

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

Yazıyı PaylaşTweet about this on TwitterShare on Facebook2Share on LinkedIn0Share on Google+0Email this to someonePrint this page

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*