Dijital Güvenlik

Dijital para popülerleştikçe mahremiyet endişeleri artıyor 

Akıllı telefonlar, kredi kartları ve para kartlarıyla başlayan ve bazı ülkelerin kendi dijital para birimini kurması ile başka bir boyuta taşınan “Dijital Para”nın artan popülaritesi, mahremiyet ve kişisel bilgi güvenliğine dair endişeleri de beraberinde getiriyor.

Dijital Para’yı destekleyenler, hiç banka hesabı olmayan kitleye ulaşmanın bir yolu olarak görürken harcadığınız her bir doların kaydının devletin eline geçebilecek olması göz korkutuyor. 

ABD hükümetinin hayata geçirdiği yardım paketi, kripto para yatırımcıları açısından büyük bir potansiyel taşıyor. ABD, vatandaşlara vereceği yardım çeklerini bir banka aracılığıyla doğrudan mevduat yoluyla elde edebiliyor. 

Öte yandan geçtiğimiz yıl “bekleme olmaksızın nakit avans” vaatleriyle birbirleriyle yarışan Venmo veya CashApp gibi ödeme uygulamaları aracılığıyla da elde edilebiliyor.  Ayrıca devlet tarafından basılıp ve postalanan çekler de mevcut.  Ancak bu süreç oldukça yavaş işliyor ve genellikle bir takım şirketlerin sizin için, muhtemelen bir ücret karşılığında teşvik çekinizi nakit paraya çevirebileceği anlamına geliyor. Kimden istediğinize bağlı olarak, teşvik çekinizi ele alacak olan sistemin klasik ve biraz da acımasız Amerikan rekabetinden besleneceği kesin.

ABD, MERKEZ BANKASININ DAHİL OLACAĞI BİR SİSTEMİ DÜŞÜNÜYOR

Geçtiğimiz bahar aylarında, çeklerin ilk ödeme turuyla ilgili tartışmalar sırasında, bir takım yenilikçi milletvekilleri hükümetin ödemeleri doğrudan “dijital dolar” ile yapmasını önermişti.  Böylece ekstra madeni para ve banknot basımının önüne geçilecek ve çeklerin postalanmasına gerek kalmayacaktı.  Hükümet, Federal Merkez Bankası’nda, insanların yerel bankalar hatta postaneler aracılığıyla ücretsiz olarak erişebilecekleri hesaplar açacaktı.

Bu, doların çoğunlukla zaten elektronik olduğu göz önüne alındığında kulağa garip gelebilir. Ancak Venmo hesapları ve kredi kartı borçları, gerçek dolar ve sent değil; bankalar tarafından tutulan veya borçlu olan paranın temsilleri olarak işlev görmekte. Bir vadesiz hesaba para yatırdığımızda veya GameStop hisseleri satın aldığımızda, bu bankalar hesap defterlerindeki çizgileri değiştirirler. Bazen de “dolar” fiziksel olarak aralarında el değiştirir. Ancak kafalardaki ideal ABD dolarını gerçek anlamda deneyimlediğimiz tek zaman dilimi, fiziksel banknot ve madeni para kullandığımız zamanlardır. 

Bununla birlikte, bir dijital dolar, tıpkı nakit gibi doğal bir değere sahip olacak, temsili bir şey olmayacak. Bu çeşitli biçimlerde gerçekleşebilir. Seçeneklerden biri ve belki de gözümüzde canlandırması en kolay olanı, telefonunuzda kayıtlı bir dijital token veya bir banka kartı gibi başka bir donanım parçası. Bir şey satın aldığınızda, bu “token”ı elektronik olarak başka bir kişiye göndermek, kasiyere fiziksel olarak “bir dolar” vermekten çok farklı değil. Ya da işlemlerin doğrudan Federal Merkez Bankası hesabınız ile yapıldığı “hesap tabanlı” bir form da olabilir.

BAHAMALAR DİJİTAL PARASINI PİYASAYA SÜRDÜ

Çin ve İsveç dahil olmak üzere bazı ülkeler bu fikrin değişik versiyonlarını test ediyor. Bahamalar halihazırda bir merkez bankası dijital para birimi veya “kum doları” olarak adlandırdığı CBDC’yi piyasaya sürdü. Diğer bir çok ülke de denemeler yapma aşamasında.  ABD’de, dijital dolar önerisi geçen yılki teşvik  paketi ile gündeme gelip rafa kaldırılmış değil. Hem Federal Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell hem de Hazine Sekreteri Janet Yellen son dönemde söz konusu konsepti onaylayan açıklamalarda bulundu.

DİJİTAL PARA İŞLEMLERİNİ KİM DENETLEYECEK? 

Ancak konuya ilişkin çok fazla soru işareti bulunmakta.  Dijital madeni paraları kim denetleyecek? Bu sanal para özel bankalara ve ödeme hizmetlerine nasıl entegre edilecek? Kullanan olacak mı? Almanya Würzburg Üniversitesi’nden ekonomist Peter Bofinger, dijital paranın en az diğer ödeme sistemleri kadar iyi olması gerektiğini düşünüyor. Ve ona göre bunun bir garantisi yok. 

Dijital dolar teklifleri üzerinde çalışan Willamette Üniversitesi Hukuk Profesörü  Rohan Grey, “Banka hesabı olmayan insanlara yardım etmek kulağa “çok yufka yürekli” bir insan davranışı gibi gelse de neticede ortaya çıkacak olan “gözetlenen bir banka hesap sistemi” Ve bunun sonuçları ne olur, tartışılması gerekiyor. 

Başka bir sorun da dijital ödemelerin “mahremiyeti” meselesi.  Banka hesaplarını ve kredi kartlarını kullanarak ödeme yaptığımızda, Faustvari bir anlaşma  yapıyoruz: İşlemlerimizin ilgili şirketler tarafından görüleceği bilgisi karşılığında elde ettiğimiz kolaylık. Bir başka deyişle “Her şeyin bedeli var.” 

Twitter’da Elon Musk’lı bitcoin tuzağı : Dolandırıcılar sahte hesapla binlece dolar vurgun yaptı

GELİŞMİŞ KRİPTOGRAFİ SORUNLARI AZALTABİLİR AMA GÜVENLİK GARANTİSİ VERMEZ

Çin’de yetkililer, işlemin taraflarının birbirlerine anonim olduğu “dijital yuan” için “kontrol edilebilir anonimlik” kavramını ortaya koydular, ancak Merkez Bankası tüm bu işlemleri açığa çıkarabilir. Hükümetlerin bu işlemleri daha “mahrem” bir hale getirebilme noktasında “gelişmiş kriptografi” gibi yollar bulunmakta. Ama bunda da garanti vermek zor. Bu, çoğunlukla anonim olarak çevrimdışı işlev gören fiziksel paradan farklılık göstermekte. Neticede her işlemin veri olarak saklanabileceği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin sağlam bir sosyal grafiğini oluşturabilecek bir parasal sistemden bahsediliyor. Çin’de Alipay ve WeChat Pay gibi özel ödeme sistemleri neredeyse her yerde bulunabiliyor. Hükümet tarafından çıkarılan bir “dijital yuan”, geleneksel bankalar gibi rakiplerin ödemelere erişilmesine izin verebilir.

ÇİFT HARCAMA SORUNU DİJİTAL PARANIN EN BÜYÜK KUSURU

Peki dijital bir para birimi nakitin yerine geçer mi?  Geçen ay “nakit benzeri bir CBDC olasılığı üzerine” başlığıyla yayınlanan bir makalede, İsveçli Riksbank’taki araştırmacılar, bunun gerçekten mümkün olmadığını savundu. Neden olarak ise “gizlilik”i gerekçe olarak gösterdiler. Dijital para birimlerinin ‘double-spend-problem” (çift harcama sorunu) olarak adlandırılan bir kusuru bulunmakta. Çift harcama, tek bir dijital tokenin bir kereden fazla harcanabileceği potansiyel bir kusur olarak biliniyor. Dijital para fiziksel paradan farklı olarak,  kopyalanabilen veya tahrif edilebilecek bir dijital dosya içermekte. Bunu önlenmesi, işlemlerin takip edilmesini gerektiriyor.  Başka bir deyişle, dijital işlemlerin bir tür defter kullanılarak izlenmesi gerekmekte.  Ve bu da mutlak mahremiyeti sağlamayı imkansız hale getirmekte.  

Kripto para sistemi, inanılmaz teknolojik gelişmeleri temsil etmekte.  Bitcoin, küresel finansal sistem, için gerçek bir yedek para olması için daha çok yolu var gibi görünüyor. Teorik olarak, insanların dijital dolarlarını yükleyebilecekleri ve herhangi bir merkezi sisteme bağlanmadan işlem yapabilecekleri güvenli donanım biçimlerini kullanarak iz bırakmadan işlem yapabilmeleri mümkün.  Boston’daki Federal Merkez Bankası ile işbirliği içinde araştırmalar yapan MIT Dijital Para Birimi Girişimi Direktörü Neha Narula, mevcut güvenli donanım biçimlerinin hataya dayanıklı olmadığını bunun da beraberinde güvenlik endişelerini getirdiğini belirtiyor.  Narula, “Gizlilik, herhangi bir ödeme sistemi için en önemli öncelik olmalı” diyor. 

 

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

 

Hiçbir haberi kaçırmayın!

E-Bültenimiz ile gelişmelerden haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: