Sektörel

Zuckerberg’in kayıp not defteri: Yıllar öncesinden bugünleri yazmış

Wired.com’dan Steven Levy, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in şirketin ilk kurulduğu yıllarda tuttuğu notların ışığında ilginç bir yazı kaleme aldı.

Levy’ye göre Zuckerberg, kendi el yazısı ile tuttuğu notlarda teknoloji dünyasını nasıl hakimiyeti altına alacağına dair planlarına yer vermiş ve daha sonra onları yok etmiş. Bugüne ancak birkaç sayfa ulaşabildiğinden bahseden Levy, wired.com için bu  notları değerlendirdi. 

Yazısına “2006’dan beri Zuckerberg’i izliyorum ve son üç yıldır da şirketin tarihini yazmakla meşgulüm.” sözleriyle başlayan Levy’nin Zuckerberg ile dokuz kez yüz yüze görüşen bir kişi olarak kaleme aldıkları dikkate değer. Levy’ye göre halkın Facebook’a yönelik tutumlarındaki değişim, aslında teknoloji sektörünün itibarındaki düşüşü de yansıtıyor. Ancak Facebook’un kendine özgü koşulları büyük ölçüde kurucusunun kişiliğinden, vizyonundan ve yönetime yaklaşımından kaynaklanmakta. Dolayısıyla Facebook’u anlamak için Zuckerberg’i anlamak gerekiyor. 

Zuckerberg ile ilk tanıştığı zamanlardan bahseden teknoloji yazarı, kişisel serveti 100 milyon doları aşan genç patronun o dönemde Facebook ofislerine kısa bir yürüyüş mesafesindeki tek yatak odalı bir dairede yaşadığından bahsediyor ve ekliyor: “Her zaman yanında olan şeylerden biri de not defteriydi.  Dairesini ziyaret edenler, yerde bir şilte ve neredeyse hiç kullanılmamış bir mutfak ile, üzeri notlarla dolu kağıt yığınını fark ederdi. Ancak zamanının çoğunu, kalabalık, kaotik Facebook ofislerinde not defterine gömülmüş bir şeyler karalarken görünüyordu Zuckerberg. Ürünlerine dair fikirlerini, kodlamaya ilişkin yaklaşımlarını ve felsefesini karalıyordu. Sayfalar dolusu metinler, madde made yazılmış listeler ve şemalar bulunuyordu günlüklerinde.” 

Zuckerberg o dönemde artık çok fazla kodlama yapmıyor, daha çok büyük resme odaklanıyordu. Yani artık sürekli fikir üretme ve bunları hayata geçirme noktasına odaklanmış durumdaydı. Bunu yaparken de sürekli günlük tutuyordu. Levy, bu notların bugün büyük oranda ortadan kaybolduğunu ve Zuckerberg’in kendisi tarafından yok edildiğini belirtiyor. Facebook’un genç patronunun notları yok etmesinin nedeni “gizlilik” endişesi. Zira 2010 yılında, anlık iletileri ve e-postalarının çoğu sızdırılan Zuckerberg’in o dönemde büyük hayal kırıklığına uğradığı bilinen bir gerçek. Hatta Levy’ye bizzat şu açıklamayı yapmış bu konuyla ilgili: “Birisine geçmişte yaptığınız bir şakanın yayınlanmasını ve sonradan bağlam dışı kullanılmasını kim ister? Gençlik döneminde yaptığı yazışmaların sızdırılmasının daha sonra Facebook’un ürünlerine şifreleme ve geçicilik kazandırmasında önemli etkileri olduğunu da belirtmiş Zuckerberg. Levy, teknoloji tarihinde muhtemelen çok önemli bir yere sahip olma potansiyeli bulunan bu notların 17 sayfalık bir kısmına ulaşmayı başarmış. Facebook’un gelişimi açısından önem taşıyan günlüklere Zuckerberg “Değişimin Kitabı” adını vermiş.

NOTLAR ZUCKERBERG’İN İLETİŞİM BİLGİLERİYLE BAŞLIYOR

Notların 28 Mayıs 2006 tarihli ilk sayfasında Zuckerberg’in adresi ve telefon numarası yer alıyor ve kaybolması halinde bulana notları iade etmesi karşılığında 1000 dolar ödül verileceği belirtiliyor.  Hatta notlarda kendisine de bir mesajı var Zuckerberg’in: “Dünyada görmek istediğin değişimin ta kendisi ol.” Mahatma Gandhi.

Levy’ye göre notlar, sahibinin oldukça konsantre ve disiplin sahibi bir kişi olduğuna işaret ediyor.  Neredeyse her sayfada tarih var.  Maddelerin bazıları tek bir enerji patlamasıyla yaratılmış gibi görünüyor. Notlar, oldukça düzgün eskizler ve üç veya dört sayfalık ayrıntılı yol haritalarını kapsamakta. Hiçbir şeyin üstü çizilmemiş. Maksimum trans halindeki birinin çalışması olduğu çok belli. 

FACEBOOK’UN ABC’Sİ YA DA DEĞİŞİMİN KİTABI

Değişim Kitabı, Facebook’u lise ve üniversite ağından çıkarıp daha geniş kitleleri kapsayan bir internet devine dönüştürecek iki projeyi özetliyor. 29 Mayıs’ta Open Reg (Açık Kayıt) adlı bir sayfaya başlamış. Bu noktaya kadar Facebook, yalnızca sınıf arkadaşlarının profilinize göz atabileceği kapalı bir topluluk olan öğrencilerle sınırlı.

Zuckerberg’in planı Facebook’u herkese açmak. Notlarda, herhangi bir kullanıcının nasıl hesap oluşturabileceğinin şemasını da çizmiş Zuckerberg. Buna göre, kullanıcıya üniversitede mi, lisede mi yoksa “dünyanın herhangi bir yerinden mi” sorusu yöneltilecekti.  Zuckerberg notlarında mahremiyet konusunu da ele almış. Kullanıcılar sadece bulundukları bölgedeki “ikinci derece” arkadaşların profillerini mi görebilmeliler?  Yoksa herhangi bir yerdeki herkes olabilir mi? Bir yerde “Belki de ağınızı sadece yakınlarınızdakileri değil her yerdeki kişileri kapsamalı” diye not almış Zuckerberg. “Bu, siteyi gerçek anlamda açık hale getirecek bir şey, ancak muhtemelen henüz iyi bir fikir değil.” diye de eklemiş.

AMAÇ FACEBOOK’U ÜNİVERSİTE AĞINDAN ÇIKARIP DÜNYAYA AÇMAK

Sonuç olarak, Zuckerberg, Facebook’un daha geniş bir alanda herkese açık olmasını istedi, ancak not defterinin sayfalarında, bunun olası sonuçlarıyla zihnen boğuştuğu görülebiliyor. Facebook’u diğer sosyal ağlardan ayıran şey, kapalı kurulumunun sağladığı “varsayılan” gizlilikti. Zuckerberg’in Açık Kayıt dediği şey, bu kapıları kitlelere açacaktı.  Peki insanlar bundan böyle Facebook’u güvenli bir alan olarak görmeyecek miydi? Zuckerberg, Open Reg’i (Açık Kayıt) tasarlarken, kendisine de son bir soru sormuş: “Gerçek olsun olmasın olmasın, bu sitenin güvenli görünmesini sağlayacak olan şey ne?  Bu soru, Zuckerberg’in en azından “algılanan” mahremiyet konusu üzerine kafa yormuş olduğunu gösteriyor. 

ZUCKERBERG GİZLİLİĞE KAFA YORMUŞ

Facebook’un sınırlarını genişletmek ve mahremiyeti korumak arasındaki çelişki, Zuckerberg’in zihnini meşgul etmiş. “Karanlık profiller ” olarak adlandırdığı kavrama ilişkin bir vizyon ortaya koymak adına da üç sayfa ayırmış notlarında. Bunlar, bilmeden ya da bilinçli bir şekilde Facebook’a kaydolmamış kişiler için düşünülen Facebook sayfaları. Buradaki amaç, kullanıcıların bu profilleri arkadaşları için—ya da Facebook hesabı olmayan herhangi biri için—bir isim ve e-posta adresinden başka bir şeyi içermeyen hesaplar oluşturmasına izin vermekti. Profil oluşturulduğunda herhangi bir kişi, kişisel bilgileri veya ilgi alanları gibi veriler ekleyebilecekti. 

Zuckerberg’in artan müdahalesi, Instagram kurucularını istifaya sürükledi

ÜZEERİNDE ÇOK DÜŞÜNÜLMÜŞ SONRASINDA RAFA KALKMIŞ BİR PROJE: KARANLIK PROFİLLER

Değişim kitabında belirtildiği üzere, bahsi geçen “karanlık profiller” ile insanlar Facebook’ta kendileri hakkında profil oluşturulduğuna ilişkin e-posta uyarısı alacak ve böylece Facebook’a üye olmaya motive edilecekti.  Öte yandan Zuckerberg, Facebook’ta olmak istemeyen kişiler adına profil oluşturulmasına izin vermenin gizlilik endişelerini tetikleyebileceğinin farkındaydı. Bunun “ürpertici” olmaktan nasıl çıkarılabileceği üzerine kafa yorduğu kesin.  Bu noktada karanlık hesapların arama motorlarında görünmemesi özelliğini düşünmüş olabileceğinden bahsediyor Levy.  

Facebook’un eski bir çalışanı olan Katherine Losse, 2006 yılında “henüz Facebook kullanıcısı olmayan ancak fotoğrafları sitede etiketlenmiş insanlar için gizli profiller oluşturan” bir proje üzerinde çalıştığını yazmıştı.  Yakın zamanda bu kişi Levy’ye şunları söylemiş: “Facebook’ta arkadaşları olan ancak kendisi henüz üye olmamış insanlara yönelik hazırlanan bir tür peer-to-peer metodu idi.” Peer to Peer” müşteriyi markanın elçisini konumuna getiren bir pazarlama tekniği. Başka bir Facebook çalışanı da bunu doğruluyor ve Facebook’un “Zuckerberg’in insanların Wikipedia tarzında “karanlık arkadaş profilleri” oluşturmasına ve düzenlemesine izin verme fikrini tartışmaya açtığını ancak sonrasında projenin rafa kaldırıldığını söylüyor. 

2006 yılında, Zuckerberg, değişim kitabında karanlık profillerin uygulanmasından bahsederken, kullanıcıların işe alımından, Facebook’un dizinine daha fazla veri eklenmesinden ve “bunun ne kadar eğlenceli ve çılgın bir şey ” olduğuna dair hislerinden de bahsetmiş.  

İşin ilginç yanı bundan on iki yıl sonra, Zuckerberg, Facebook’un hizmete kaydolmamış olan kişileri takip edip etmediği konusunda Kongre’de sorgulandı. Facebook daha sonra bu konuyu açıklığa kavuşturdu. Şirket, güvenlik amacıyla ve dış geliştiricilere uygulamalarını veya web sitelerini kaç kişinin kullandığını göstermek için kullanıcı olmayanlar hakkında belirli verileri sakladığını söyledi. “Ancak, Facebook olmayan kullanıcılar için profil oluşturmuyoruz.” diye ekledi.

NOTLARDA EN ÇOK GEÇEN DİĞER KONU: HABER AKIŞI

Zuckerberg’in değişim kitabında dile getirdiği diğer endişesi, Feed adlı bir ürün hakkındaydı. (bugünkü bilinen ismiyle news feed (haber akışı)) Feed aslında, tüm Facebook deneyinin dramatik bir şekilde yeniden düşünülmesi anlamına geliyordu.2006 yılında, arkadaşlarınızın güncelleme yayınlayıp yayınlamadığını görmek için bir profilden diğerine atlamanız gerekiyordu. Haber akışı ile bu güncellemeler size bir akışta getirilecek ve Facebook’un yeni ön sayfası haline gelecekti.

Zuckerberg, not defterinde haber akışında ne görünüp ne görünmeyeceği üzerinde çok düşündü. Önceliği, insanların Facebook’ta bilinçli olarak bağlandıkları arkadaşlar arasında neyin önemli olduğunu görmelerini kolaylaştırmaktı. Feed’e dahil edilmek için bir kıstas olarak göze çarpan şey “ilginçlik”ti. Bu, kulağa oldukça masum geliyordu. Zuckerberg notlarında “Hikayelerin içeriğe ihtiyacı var” diye yazmış. “Bir hikaye sadece ilginç bir bilgi parçası değildir. İlginç bilgiler ve bu bilgiyle ve neden ilginç olduğuyla ilgili diğer ilginç şeyler”

İNSANLARI MERAK VE NARSİZM DUYGULARI YÖNLENDİRİYOR

Zuckerberg, insanların temelde merak ve narsisizm duygularının karışımı tarafından yönlendirildiği düşüncesiyle hikayeleri zorlayıcı kılan şeyin üç katmanlı bir hiyerarşisini öngördü. En üst seviyede “hesabın sahibiyle ilgili hikayeler” bulunuyordu. İkinci seviyede “bu kişinin sosyal çevresine ilişkin hikayeler ” içeriyordu.” Zuckerberg not defterinde, bu seviyenin içerebileceği noktaları şu örneklerle açıklıyordu: Arkadaşlarınızın ilişkilerindeki değişiklikler, hayati olaylar, “arkadaşlık eğilimleri (sosyal çevrelere giren ve çıkan insanlar)” ve “yeniden ilişki kurmayı unuttuğunuz insanlar.”

Hiyerarşideki en az önemli olan katman ise Zuckerberg’in “kişinin önemsediği şeyler ve diğer ilginç şeyler hakkındaki hikayeler” olarak adlandırdığı bir kategoriydi. “İlginç olabilecek olaylar”, “harici içerik”, “ücretli içerik”ler bu kategoriye dahil olabilir.  Zuckerberg’in haber akışı vizyonunu bir tür kişiselleştirilmiş gazete olarak çizdiği yer tam da burası. 

Zuckerberg’in artan müdahalesi, Instagram kurucularını istifaya sürükledi

MİNİ AKIŞ ASLINDA BİR STALKER CENNETİ

Zuckerberg işe sadece bu defterle başlamıştı. Sonraki dönemde gizlilik ve Facebook’un üniversite ve liselerin ötesine, yaşlı ve genç herkesi içine alacak şekilde nasıl genişleyeceği ile ilgili fikirleri ateşli bir şekilde ortaya koydu. Profil sayfasında, kullanıcıların faaliyetlerini takip edecek bir “mini akışının” (esasında bir stalker cenneti) tasarımını tanımladı. Zuckerberg şöyle bir not daha düştü: “Ana fikir, bir kişinin hayatının çizelgesini sunmak, ancak umarım ürpertici bir şekilde olmaz” 

Not defterinde belirttiği gibi, Zuckerberg Facebook’un insanların bilgilerini paylaştıkça büyüyeceğini  düşünüyordu ve insanlar eninde sonunda bu paylaşımın değerini görmeye gelecekti. Gizlilik konusuna gelince, Facebook kullanıcılara gizlilik kontrolleri sunuyor, ancak tüm yazılımlarda olduğu gibi, gizlilik kontrolleri sağlamak gizlilik sağlamakla aynı şey değil. Bu noktada Zuckerberg’in aldığı şu not dikkat çekiyor: “Gerçek olsun olmasın olmasın, bu sitenin güvenli görünmesini ne sağlar? 

Siber Bülten abone listesine kaydolmak için formu doldurunuz

Hiçbir haberi kaçırmayın!

E-Bültenimiz ile gelişmelerden haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: